DOLAR
18,8113
EURO
20,3912
ALTIN
1.150,76
BIST
5.044,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
8°C
İstanbul
8°C
Az Bulutlu
Çarşamba Açık
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
7°C
Cuma Çok Bulutlu
7°C
Cumartesi Çok Bulutlu
4°C

‘Yukarıdakilere değil, insana ve demokrasiye hizmet edin’

Duayen hukukçu Prof. Dr. Sami Selçuk SÖZCÜ’ye anlattı. Vali ve kaymakamlara seslenen Selçuk demokratik eylem ve etkinliklerin yasaklanmasına tepki gösterdi. Selçuk “Yukarıdan yazılı emir gelse bile bu suçu işlemeyiniz. Yukarıdakilere değil, insana ve demokrasiye hizmet edin. Ne yazık ki böyle bir bilinç Türkiye’de yok” dedi.

‘Yukarıdakilere değil, insana ve demokrasiye hizmet edin’
05.12.2022 06:00
A+
A-

Onursal Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, vali ve kaymakamların zaman zaman protosto eylem ve yürüyüşlerini yasaklamasının yasal olmadığını söyledi.

Prof. Selçuk SÖZCÜ’ye şunları söyledi: “Dış dünyaya özürlülüğünüzü yansıtmak içinde bazı araçlar öngörülmüştür. Anayasa diyor ki: yönetimin yaptığı işlemi siz doğru bulmuyorsanız onu protesto etmek istersiniz. Onun hakkında ya yazı yazarsınız ya da sokakta yürüyüş yaparsınız. Gidip vali ya da kaymakama şu caddede yürüyeceğinize ilişkin bilgi veriyorsunuz. Bilgi vermenizin amacı, eyleminizin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesidir. Ama vali ya da kaymakam ne yapıyor? Yasaklıyor, ‘yürümeyeceksin’ diyor, polis-jandarma gönderip engelliyor. Valinin, kaymakamın böyle bir yetkisi yok. Bu yetkiyi kullanan her vali Türk Ceza Yasası’nın 250. Maddesi’ni çiğnemiş demektir. Eski bir yargıç olarak, hukukçu olarak söylüyorum, bu suçtur. Yukarıdan yazılı emir gelse bile bu suçu işlemeyiniz. Yukarıdakilere değil, insana ve demokrasiye hizmet ediniz. Ne yazık ki böyle bir bilinç Türkiye’de yok. Siz o mevkilere geldiğiniz zaman insanları köleleştirmeye değil, özgürleştirmeye geliyorsunuz. Sizin göreviniz bu.”

DEMİREL’İN TELEFONU

Selçuk, geçmişte yaşanan yargı olaylarıyla ilgili örneği de rahmetli Süleyman Demirel’in başbakanlığı döneminden verdi. İşte yargıda o gün yaşananlar: “Rahmetli Demirel’in başkanı olduğu Adalet Partisi tek başına iktidar olduğu dönemde, partisinin ilçe başkanlığında görev yapan arkadaşlardan bir tanesi diğerini dövüyor. Dava açıldı. İçeride yargılama sürerken bir memur geldi. Eli ayağı titriyor. ‘Başbakan ilçe başkanıyla görüşmek istiyor’ dedi. Ben de savcıyım. Memura ‘Hakim bey yargılama yapıyor, gir içeriye söyle. Uygun bulursa konuştururuz’ dedim. O zaman sadece savcılarda telefon var. İçeriye girdi, perişan biçimde çıktı. Ne olduğunu sorduğumda ‘Başbakan beklesin; duruşma yapıyorum. Duruşmayı kesemem’ dediğini söyledi. İşte, biz böyle dönemleri yaşadık.”

EFELİK YAPILMAZ

“Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar doğru veya yanlış olabilir. Ama uymak zorundadır” diyen Selçuk açıklamasını şöyle sürdürdü: “Çünkü Anayasa bunu emrediyor ve hiçbir açık kapı bırakmıyor. O buyruğa uymayan herhangi bir yargıç yargılama organında çalışan veya savcı suç işlemiş demektir. Şimdi buradan ona uyacaksınız. Anayasa Mahkemesi’nin yanlış yaptığına inanıyorsanız, kararı beğenmiyorsanız yine uyacaksınız. Beğenmiyorsanız gidersiniz bir makale yazarsınız. Ama resmi görevinizi yaparken uymamazlık edemezsiniz. Hukuk efelik yapacak yer değildir.

Son dakika gelişmelerine anında ulaşmak için Twitter’da ve Telegram’da @akilligundem hesabını takip edebilirsiniz.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.