Akıllı Gündem

Yeni güvenli liman dolar mı

Işık FX Araştırma Uzmanı Ali Dalkılıç, yayınladığı analiz raporda dolar cephesinde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi

Yeni güvenli liman dolar mı

Yeni ABD Başkanı Donald Trump, ilk aşamada piyasa beklentilerini terse çevirmiş görünüyor. Seçim öncesinde Trump’ın seçilmesinin bir felakete neden olabileceğine yönelik senaryolar şu anda yerini pembe bir tabloya bırakmış durumda. Tabi ki bu tablonun oluşmasının altında Trump’ın zafer konuşması ve uygulamayı vaat ettiği politikalar yatıyor.

Trump’ın Uygulayacağı Politikalar Doları Güçlendiriyor

Bu politikalara baktığımızda piyasalar için olumlu algılanan en önemli söylemlerden bir tanesi vergi oranlarında yapılacak olan indirim. Trump, mevcut durumda yüzde 10’dan başlayan ve ara kademelerle birlikte yüzde 39,6’ya kadar yükselen vergi oranlarını sadeleştirmek istiyor. Bu vergi indiriminin uygulanmasının etkileri ise ilk aşamada enflasyon üzerinde hissedilecek gibi görünüyor. Uygulanan vergi indirimleri nedeniyle tüketici ve yatırımcıların elinde daha fazla para olacağından, bu parayı tüketime veya yatırımlara harcama imkanı artacaktır.

Piyasada doların güçlenmesine neden olan diğer önemli politika ise altyapı harcamalarına yapılması planlanan 1 trilyon dolarlık yatırım. Daha önceki söylemlerinde ABD’nin kara ve tren yollarını, köprülerini ve havaalanlarını üçüncü dünya ülkelerine benzeten yeni başkan bu konuda da kararlı görünüyor. Altyapı yatırımlarının en önemli etkisi ise istihdam piyasasında olabilir. Yeni projelerin uygulanması daha çok kişinin istihdama katkısını sağlayacağından, ABD istihdam piyasasında işler daha da iyiye gidebilir. Ayrıca şu anda 7,5 dolar olan saatlik asgari ücret rakamını da 10 dolara çekeceğini belirten yeni başkanın bu uygulamayı gerçekleştirmesi durumunda ABD halkının alım gücü artacağı kesin.

Öne çıkan bu politikaların ABD ekonomisine etkileri ise enflasyon oranını yukarıya çekmek, istihdamı artırmak ve dolayısıyla büyümenin hız kazanması şeklinde olacak. Enflasyon ve büyümedeki yükseliş beklentileri Fed’in uygulayacağı faiz politikasına da yön verecektir. Aralık ayında faiz artırımına gitmesi durumunda bu yılı tek faiz artışıyla kapatacak olan Fed’in, uygulanacak politikaların başarılı olması durumunda 2017 yılında üç veya dört faiz artırımına gitme ihtimali bulunuyor.

Oluşan tüm bu beklentiler ile birlikte doların gelişmiş veya gelişmekte olan tüm para birimlerine ve değerli metallere karşı değer kazandığını görüyoruz. Trump’ın politikalarından dolar haricinde tek pozitif ayrışan ürün grubu ise altyapı yatırımları nedeniyle bakır ve paladyum gibi endüstriyel metaller.

Dolar Anavatanına Dönüyor

Uygulanması beklenen bu politikaların etkisi ise özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin dolara karşı erimesine neden oluyor. Ancak sadece gelişmekte olan ekonomiler değil, Japonya ve Euro bölgesi gibi gelişmiş ekonomilerin para birimleri de dolar karşısında değer kaybetmeye devam ediyor.

Tabloda Kasım ayında doların diğer para birimlerine karşı hareketini görüyoruz. Irak Dinarı, Uruguay Pezosu ve Mozambik Metikali gibi para birimlerini göz ardı edersek, Doların sadece sterline karşı düşüş gösterdiğini görüyoruz. Bunun altında yatan neden ise Obama’ya göre tam tersi bir politikaya sahip Trump’ın seçilmesi diyebiliriz. Hatırlayacağımız üzere Obama, AB’den ayrılma kararı veren İngiltere ile birebir bir ticaret anlaşmasının sıranın sonunda yer aldığını belirtmişti. Yeni başkan Trump ise AB ile görüşülen ticaret anlaşmasını(TTIP ) askıya alacağını vaat etmişti. Sadece bu söylem bile İngiltere’nin ticaret ortaklığında ilk sırayı alabileceğine işaret ediyor.

Yaşanan bu gelişmelerle birlikte gelişmekte olan ekonomilerin para birimleri ve borsalarında önemli ölçüde satış görüyoruz. Kasım ayı başından bu yana para birimlerinde yaşanan kayıplarda ilk üç sırayı Brezilya Reali, Türk Lirası ve Meksika Pezosu çekiyor. Kayıp oranları ise sırasıyla %8,64, %7,27 ve %7,18 seviyelerinde. Gelişmekte olan borsaların performansını ölçen MSCI Emerging Markets endeksi ise yüzde 6,23 ekside seyrediyor.

Yükselen enflasyon ve büyüme beklentileriyle birlikte, Fed 2017 yılında hızlı bir şekilde faiz artırımına gidebilir. Faizlerin hızlı bir şekilde yükselmesi altın ve gümüş gibi değerli metallerde aşağı yönlü baskının artmasına neden olurken, tahvil faizlerinde ise yükselişin önünü açıyor. Gelişmekte olan ülkelerden çıkan yatırımcı Amerikan Doları ve Amerikan Borsalarına yatırım yaparak, doların kendi ülkesine dönmesini sağlıyor.

Şu ana kadar yaşanan gelişmeler doların tekrar güvenli liman olma yolunda ilerlediğini gösterirken, uzun vadede işler tersine dönebilir. Özellikle Trump’ın uygulayacağı politikalar ilk aşamada büyüme ve enflasyonu yükselterek ABD ekonomisini olumlu etki yapacak gibi görünüyor. Ancak uzun vadede bu politikaların ABD bütçesine ek yük bindireceği kesin. Ayrıca enflasyonda yaşanan yükselişin önüne geçilememesi durumunda yatırımcı parasını tekrar risksiz kazanç yollarında değerlendirmek isteyebilir. Bu durumda reel ekonomiye darbe indirerek büyümeyi sekteye uğratabilir.

Ali DALKILIÇ Işık FX Araştırma Uzmanı

ETİKETLER:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ