DOLAR
18,4384
EURO
17,8468
ALTIN
972,14
BIST
3.281,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
27°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
26°C
Cuma Az Bulutlu
25°C

Vakanüvis yazdı: Kadınlar ve giysiler

Giysilerin, özellikle kadın kıyafetlerinin tarihsel izleği, yoğun bir tartışmanın da odağında yer aldı. Çok eski çağlardan itibaren özellikle …

Vakanüvis yazdı: Kadınlar ve giysiler
13.08.2022 14:09
A+
A-

Giysilerin, özellikle kadın kıyafetlerinin tarihsel izleği, yoğun bir tartışmanın da odağında yer aldı. Çok eski çağlardan itibaren özellikle kadın kıyafetleri sık sık toplumun gündemine geldi. Zaman zaman giysilere yönelik ağır eleştiriler de görüldü.

Sümer ve sonrasında kadınlar

Dünya tarihinde izine rastlanabilen ilk topluluklardan sayılan Sümerlerde, kadınların “oldukça rahat” giyindikleri tarihçilerin üzerinde ittifak ettikleri bir konu. Birçok arkeolog ve tarihçi, eski toplumların çoğunda, kadınların uzun süre göğüsleri açık bir şekilde günlük hayatta yer aldıkları görüşünü savunuyor.

Sonra sonra saçlar da dahil kısmi kapamanın nasıl gerçekleştiği ise tam olarak bilinmiyor. Yine de bu anlayışın, Hz. Adem’den itibaren ana bir çizgi üzerinde ilerleyen tevhidi inancın o dönemlerdeki peygamberler vasıtasıyla geldiği, onların koyduğu kurallarla belirlendiği, takip eden dönemlerde ise tekrar daha rahat giysi anlayışının revaç bulduğu düşünülüyor.

Sümer, Babil, Asur Hititler, Frigyalılar ve İyonyalılar’da kadınların etek, kuşak, şal ve başörtüsünden meydana gelen elbiseler giydiği ancak bazı tarihsel dönemlerde bu çizgiden uzaklaşıldığı biliniyor.

Bu arada Yahudiliğin çeşitli dönemleri ile kimi Hint toplumlarında yüzü tamamen örten peçe uygulaması da vardı. Bir dönem ise Hintli kadınlar arasında sırtı açık gezmek moda olmuştu.

Minoslu kadınlar saç tuvaletine önem verirdi

M.Ö. 2900’lerden M.Ö. 1150’lere kadar varlık gösteren Akdeniz Minos toplumunda, her iki cins de peştamalı temel giysi olarak benimsiyordu. Ege’nin iki yakasında da havanın ılıman olması bu kıyafetin çok geniş kesimlerce tercih edilmesine yol açıyordu.

Kadınlar, peştamallarını iğnelerle sabitliyor ancak herhangi bir tehlikeye karşı küçük bir hançeri de büyük bir iğne gibi giysilerinde kullanıyorlardı. Minoslu kadınlar örtünmüyor, saçlarını biçimlendirmeye ise özel bir önem veriyorlardı.

Pek çok erkek de saç şeklinde kadınlarla açık bir rekabet halindeydi. Minos’taki bir başka ilginç giyim detayı ise takılara kadınların değil, erkeklerin daha fazla ilgi göstermesiydi. Yine aynı dönemlerde Girit ve civarındaki kadınlar arasında dar blüzlerin yakası çok düşük tutuluyor, neredeyse göbeğe kadar inen bir kesim kullanılıyordu.

Eski Mısır’da hürler sandaletle, köleler ise yalın ayak dolaşırdı

Antik Mısır’ın kadın kıyafetlerinde açık ayakkabı veya sandaletler olur, keten etekler ya da boydan elbiseler yaygın bir biçimde kullanılırdı. Elbiselerde de, eteklerde de kısa ölçü kullanılıyordu. Sonrasında, etekler uzamış ancak bu defa da göğüs dekolteleri derinleşmişti.

Eski Mısır’da uzunca bir dönem kadınların bir göğüslerini açıkta bırakma modası olduğu da biliniyor. Mısır toplumunda “soylu”lar ile hür kişilerin sandalet giymesi yaygınken, köleler ise sistemin yasaklamasıyla çıplak ayakla dolaşmak zorundaydı.

Antik Roma’da bir omuz hep açıktı

Eski Yunan’ın ardından tarih sahnesine çıkan Romalılarda kadınların temel kıyafetinin adı, Ortadoğu dillerinde sağlıklı bir kumaş olarak bilinen “keten”de türetilmiş “tunika”ydı (tunik). Tunik, aslında erkeklerin ısrarıyla kadın giysisi olmuştu.

Erkekler, vücudu belirli bir yöntemle saran kumaşla oluşan “toga”yı giyiyor, aynı giysiyi kadınların giymesini ise tasvip etmiyorlardı. Dönemin birçok filozofu, toga giyen kadınları “hafif kadın” olarak nitelendiriyordu. Bu nedenle tunik – stola, zamanla Romalı kadınların geleneksel giysisi haline gelmişti.

Pompei gibi “kırmızı duvarlı evler”in yaygın olduğu şehirlerde ise kadınların çoğunluğu toga giymeye devam ediyordu. Antik Roma’da soğuk havalarda adı geçen kıyafetlerin üzerine palto da giyiliyordu. Bunlardan bazılarında sol kolun üzerine dökülen ilave kalın bir kumaş da olabiliyordu. Pelerinler ve pançolar da kış giysilerindendi.

Antik Roma’da ayakkabıların, giyen kişinin toplumsal statüsünü yansıttığı da biliniyordu. Genellikle kırmızı deri ayakkabıları aristokratlar, ay şeklinde süslemeli siyah deri ayakkabıları senatörler, tabanı hokkalı yüksek konçlu ayakkabıları ise askerler giyiyordu. Eski Mısır’da olduğu gibi Antik Roma’da da köleler yalınayak gezmek zorundaydı.

Romalılar “pantolonu barbarlar giyer” derdi

Eski Roma’da “fit vücut” konusu takdir edilen bir özellikti. Bu nedenle spor müsabakaları büyük ilgi görüyordu. Çeşitli gösterilere hazırlanmak, uzun ve yorucu eğitimlerin konusuydu. Kadınlar aslında yarışmalara katılamıyorlardı. Ancak spora meraklı olan kadınlar vücut talimi yapabiliyorlardı. Bu eğitimler ise kapalı olmayan alanlarda iççamaşırlarıyla gerçekleştiriliyordu.

Olimpiyat Oyunları’nda, sporcuların tamamen çıplak yarışmasının kökeninde ise kadınların bir aldatmacasının olduğu görüşü de dile getirilmişti. Bu görüşe göre, yarışmalara katılmaları yasak olan kadınların zaman zaman erkek kıyafeti giyerek bu yasağı delme girişiminde bulunmaları nedeniyle Olimpiyatlara çıplak katılma uygulaması başlamıştı. Roma’da pantolonun “barbar giysisi” olduğu düşüncesi yaygındı, bu nedenle mezkûr giysi toplumda bir türlü revaç bulamamıştı.

Kadınlara karşı öfkeli Hıristiyan yazarlar

Antik Roma döneminde ortaya çıkan Hıristiyanlık’la birlikte kadınların toplum içerisinde giyimlerine dikkat etmeleri, özellikle de erkeklere benzememeleri hususunda sert uyarılar kaleme alan “kilise babaları” ve yazarlar görülmüştü. Bunlardan Kartacalı Tertullian ile Hatip Juvenal’ın ifadeleri oldukça ağırdı.

Tertullian, “Haysiyet koruyucusu olan giysi düşürüldü. Kadınlar, kendinizi küçük düşürmeyin.” derken; Juvenal ise daha ağır ifadeler kullanıyordu:

“Kask takan, kendi cinsiyetinden nefret eden ve güçlülükten zevk alan bir kadından nasıl bir alçakgönüllülük, narinlik bekleyebilirsin ki?Erkekler için olan egzersizleri yaparken nasıl pantolon giydiğini görün; miğferinin ağırlığı altında nasıl eğildiğine bakın, kalçalarını saran bandajlar ne kadar büyük ve kaba. Bakın ve gülün. Yine bunlar, ince cübbelerin en incesini bile fazla sıcak bulan, narin tenleri en ince ipek dokuyla dahi zedelenen kadınlardır.”


————————————

– Amanda Hallay, “Mezopotamya’nın Geleneksel Kıyafetleri Neye Benziyordu?”, nationalclothing.org

– Phyllis Tortora, “Antik Dünya: Elbisenin Tarihi”, fashion-history.com

– Corinne Redfern, “Erkeklerin Kadınlara Ne Giyeceklerini Söylediği Kapsamlı Bir Zaman Çizelgesi”, marieclaire.com

– Salime Leyla Gürkan, Tesettür Maddesi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

– “Kadınlar için Antik Roma ve Yunan Elbise Türleri”, Bilim, Teknoloji, Matematik, thoughtco.com

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.