DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sağanak Yağışlı
18°C
İstanbul
18°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Kuvvetli Sağanak
21°C
Salı Yağışlı
14°C
Çarşamba Çok Bulutlu
11°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C

Tüp Mide Ameliyatı Sürecinde Beslenme Önerileri

Küresel çapta hızla artan obezite sorununa çözüm olarak görülen ve günden güne artan bir uygulama olan tüp mide ameliyatı süreci hakkında bilgiler veren Diyetisyen Nagehan Afşar, bu süreçte diyetisyenlerin üzerine düşen rolü anlattı.

Tüp Mide Ameliyatı Sürecinde Beslenme Önerileri
27.10.2021 18:11
A+
A-

Tüp mide ameliyatı hakkında genel bir tanımlama yapan Diyetisyen Nagehan Afşar “Halk arasında tüp mide ameliyatı veya mide küçültme ameliyatı olarak bilinen “Sleeve Gastrektomi”, bir bariatrik cerrahi yöntemi olarak uygulanmaktadır. Tüp mide ameliyatını, midenin yaklaşık olarak % 80’inin çıkarılarak tüp şeklini alması olarak tanımlayabiliriz. Mide hacminin küçültülmesi ve bedenimizde değişen hormonal tepkilere bağlı olarak; insülin duyarlılığı artmakta, tokluk ve açlık sinyallerinde yanıtlar değişmektedir. Bu değişiklikler ise tüketilecek besin miktarının kısıtlanması ve yaşanabilecek emilim değişiklikleri ile bedenimizdeki ağırlık üzerine olumlu etki sağlamaktadır. Mide hacminde meydana gelen azalma ve geçirilen operasyona bağlı olarak bireylerin beslenme alışkanlıkları da değişiklik göstermektedir” açıklamasında bulundu.

Son dönemde hızla artan bir uygulama olarak karşımıza çıkan tüp mide ameliyatının sadece kiloyla ilgili olmadığını ifade eden Afşar “Veriler bu uygulamanın; vücut ağırlığında azalma, uyku apnesi, şeker hastalığı, tansiyon vb. gibi hastalıklarda hızlı ve belirgin şekilde iyileşmeyi sağlayan bir operasyon olduğunu gösteriyor. Bu sebeple bariatrik cerrahi yöntemlerine olan talepler de gün geçtikçe artmakta. Birçok bariatrik cerrahi türü olsa da, günümüzde cerrahların sıklıkla tercih ettiği operasyon türünün Sleeve Gastrektomi olduğu gözlemlemekteyiz” dedi.

Diyetisyenlere büyük iş düşüyor..

Cerrahi bir operasyon olması sebebiyle, uygulamadan önce ve sonra büyük bir özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Nagehan Afşar, bu süreçte diyetisyenlere de büyük bir iş düştüğünü belirtti. Afşar “Operasyonlardan önce bireylere kapsamlı bir ön değerlendirme yapılmalıdır. Diyetisyenler ise bu süreçte ekibin vazgeçilmez bir parçasıdır. Unutmamalıdır ki bu tarz ameliyatlar asla bir son değil yepyeni bir dönemin başlangıcıdır. Süreci sağlıklı bir şekilde yürütmek için kişi, doktorunun önerilerini dikkate almak ve diyetisyeninin kontrolünde olmak durumundadır. Diyetisyenler bu süreçte beslenmenin değerlendirilmesi ve operasyon sonrasında değiştirilecek yeme davranışları ile ilgili tespitler yaparak, yaşanacak olan süreçte kişiye beslenme eğitimi sağlamalıdır. İlk dönemlerde bireyin değişen fizyolojisinde yaşayabileceği problemleri, yaşanması muhtemel mide bulantılarını, tansiyon düşüklüğünü veya halsizlik hissini doğru beslenme önerileri ile azaltarak, oluşabilecek kaygıları en aza indirmek diyetisyenlerin görevlerindendir. Ayrıca mide hacminin kısıtlanması ve azalan emilim nedeniyle önemi daha çok ortaya çıkan protein, lif gibi besin kaynaklarının gerekliliğini vurgulayarak; tıbbi beslenme programlarına eklemeler yapmak ve bireyin uzun dönemde sağlık bütünlüğünün korunmasını sağlamak da oldukça önemlidir” ifadelerini kullandı.

Aşamalar kişiden kişiye değişiyor..

Uygulama sonrası beslenmenin detaylarını anlatan Diyetisyen Nagehan Afşar “Operasyon sonrasında gerçekleşecek olan hızlı ve yüksek miktarda kilo kaybına karşılık, doku iyileşmesini arttırıcı ve kas kütlesini koruyucu etkiyi sağlayabilmemiz için yeterli enerjiyi besin maddeleri ile sağlamamız gerekli. Bunu sağlarken oluşabilecek reflü şikayetlerini, dumping sendromunu, kabızlık ve benzer şikayetleri en aza indirecek şekilde bir beslenme programı hazırlamamız gerekiyor. Baktığımızda hem ameliyat öncesi hem de sonrasında alanında deneyimli bir diyetisyenle görüşmek çok önemli. Özellikle operasyon sonrası ilk dönemlerde su, kafeinsiz çay, az yağlı et veya tavuk suyu, yine az yağlı süt gibi tüketimi kolay olacak içerik ile desteklenmelidir” dedi.

Beslenme düzeninin aşamalar halinde ve kişiye göre ilerlediğini belirten Afşar “Püre dönemine başlanıldığında; pişmiş sebzeler, yumuşak meyveler veya blenderize yapılmış çorbalar önerilebilmektedir. İleri süreçlerde artık çatalınızla ezebileceğiniz bir kıvamda olabilecek yiyecekleri hatta et ürünleri veya ev yemeklerini de menünüze ekleyebilirsiniz. Bu süreçte yeterli protein tüketimi sağlayabilmek adına kişiye uygun olarak önerilecek protein desteklerinin alınması da çok önemli. Ayrıca operasyon sonrası doktor tavsiyesi ile multivitamin desteği de almalarını tavsiye ediyoruz. Bu süreçte kaçınmamız gereken; asitli içecekler, basit şeker veya basit şeker ile hazırlanmış besinler, alkol ve yüksek kafeinli içecekler başta gelmektedir. Tüm beslenme süreci değerlendirildiğinde diyetisyeninize danışmanız ve destek almanız en doğru karar olacaktır” diyerek sözlerini noktaladı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.