DOLAR
17,2544
EURO
17,5811
ALTIN
963,08
BIST
2.408,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Perşembe Açık
29°C
Cuma Açık
29°C
Cumartesi Az Bulutlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
26°C

“Şirketlerimizi, kurumsal yönetim uygulamalarıyla korumaya almalıyız”

Esra ÖZARFAT Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin (TKYD) DÜNYA gazetesi işbirliği ile düzenlediği Anadolu Buluşmaları’nın Bursa ayağı, Bursa …

“Şirketlerimizi, kurumsal yönetim uygulamalarıyla korumaya almalıyız”
23.06.2022 06:09
A+
A-

Esra ÖZARFAT

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin (TKYD) DÜNYA gazetesi işbirliği ile düzenlediği Anadolu Buluşmaları’nın Bursa ayağı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde yapıldı. DÜNYA gazetesi Üst Yöneticisi Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünü yaptığı “Neden Kurumsal Yönetim?” başlıklı panelde, TKYD Başkanı Dr. Tamer Saka, İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci ile Coşkunöz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Aptullah Saner konuşmacı olarak yer aldı.

Panelin açılışında konuşan TKYD Başkanı Dr. Tamer Saka, ‘adillik, şeff afl ık, hesap verebilirlik ve sorumluluk’ ilkeleri üzerine inşa edilen kurumsal yönetim anlayışının etki ettiği tüm alanlarda yol gösterici olma misyonunu taşıdığını söyledi. Saka, dünyada ve Türkiye’de yaşanan son gelişmelerin kurumsal yönetim kavramının ülkelerin ve kurumların toplumsal, sosyal ve ekonomik alanda rekabetçiliğini devam ettirebilmeleri ve geliştirebilmeleri için hayati bir kavram olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Yaşanan çağı riskler ve fırsatlar çağı olarak değerlendiren Tamer Saka, “Dünya egemen ekonomileri bize tek alternatif olarak sunulan globalleşme kavramından hızla uzaklaşmakta, bölgesel ve siyasi yeni bir düzene doğru evriliyor. İnsanların devletlerden ve çalıştığı kurumlardan beklentileri bu yüzyılın trendleriyle şekillenen yeni ve farklı değerler üzerinden farklılaşıyor. Bu değişimi doğru anlayan ve hızlı uyum sağlayan devletler ve kurumlar riskleri fırsata çevirmekte rakiplerine göre çok daha avantajlı konumda olacaktır. Bu dönüşümden en büyük fayda ile çıkabilmek için sorunlara bakışımızda ve iş yapma şekillerimizde yapısal değişimleri gerçekleştirmek zorundayız” diye konuştu.

“İyi yönetim iyi yatırım çeker”

Geleneksel büyüme modelleriyle bu süreçten çıkmanın mümkün olmayacağını ifade eden Saka, Türkiye’nin teknoloji, yeşil ekonomi, inovasyon destekli üretime, çağın gerçekleri ile donanmış insan kaynağına ve veri üzerine inşa edilmiş, gücünü kurumsal yönetim ilkelerinden alan yeni, yaratıcı ve uygulanabilir stratejilere ve büyüme modellerine ihtiyacı olduğunu söyledi. Saka, “Yaşadığımız birçok problemin temelinde sistem sıkıntısı var. Artık sistemlerin ön plana çıktığı, hesap verebilir, sorgulanabilir, adil ve şeff af iş yapma modellerinin oluşturulmasını garanti altına alacak anlayışın yerleştiği, bireylerden ziyade sistemlerin konuşulduğu bir anlayışı odağımıza almak zorundayız. Aksi halde dönüşüm sürecinin kazananlarından olma şansımızı azaltmış olacağız” değerlendirmesini yaptı. Saka, bağımsız yönetim kurulu üyeliği uygulamalarının dönemin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, “İyi yönetim iyi yatırım çeker. Şirketlerin daha uzun ömürlü olabilmeleri, rekabet edebilmeleri, sürdürülebilir yapılar olabilmeleri ne kadar kurumsal yönetime sahip olduklarıyla bağlantılı. Şirketlerimizi kurumsal yönetim uygulamalarını hayata geçirerek korumaya almak zorundayız” dedi.

Tamer Saka kurumsallaşmak isteyen firmalara şu tavsiyelerde bulundu: “Kurumsallaşma yoluna çıkarken aile içi konsensüs sağlanmalı, ufak parçalara bölerek dönüşümü zamana yaymalı, başarılı ve başarısız örnekleri iyi tahlil edilmeli, aile ile şirket arasındaki denge kurulabilmeli.”

“Bugün ölürsem ne olur diye sorulmalı”

Ülkelerde ve şirketlerde güven ortamı sağlanması halinde tüm paydaşlarla ilerleme sağlandığına dikkat çeken İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci, “Yönetim kurullarının mümkün olduğu kadar farklı yapılardan oluşması ve çeşitlilik içermesi oldukça önemli. Aynı zamanda Türk iş dünyasının da çok çevik olduğunu düşünüyorum. Dijital dünyanın getirdiği yeniliklerle iş yapış şekillerimiz daha kolay hale gelebilir” dedi. Tavsiyelerde de bulunan İnci, işin başındaki kişilerin kendilerine “Bugün ölürsem ne olur?” sorusunu sıkça sorması, her şeyin kanuna uygun yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi gerektiğini kaydetti. Perihan İnci, her aile şirketinin kendi dinamiklerine göre kurumsallaşabileceğine dikkat çekti.

“Gidilecek yol bellidir, rotalar değişebilir”

Coşkunöz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Aptullah Saner de, yaşanan hızlı dijital dönüşüm içinde şirketlerin ayakta kalabilmek için uzaktan yönetilebilen, gerçek zamanlı verilerle çalışabilen, kanunlara ve regülasyonlara uyumlu yapılar haline gelmesi gerektiğine işaret etti. Yönetim kurullarında sürdürülebilir yapıların kurulmasının önemine vurgu yapan Saner, denetimlerin bağımsız üyeler tarafından yapılması halinde etkin ve şeffaf bir denetim sağlanabileceğini söyledi. Aptullah Saner, “Vizyon net konduysa gidilecek yol bellidir ancak rotalar değişebilir. Kurucunun bu işe liderlik yapması ve kendinden sonrasını da planlaması gerek. Ayrıca firmalar bu konuda danışmanlık almalı” değerlendirmesini yaptı.

Dördüncü kuşağa geçen şirketlerin sayısı yüzde 2

Açılışta söz alan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur, Türkiye’de kurulu şirketlerin yüzde 96’sını, KOBİ’lerin ise yüzde 99’unu aile şirketlerinin oluşturduğuna, bu şirketlerin milli gelire katkısının ise yüzde 90’ın üzerinde olduğuna işaret etti. Onur, “Güçlü yanlarına rağmen bu tür işletmelerin yönetimi ülkemizin en önemli sorunları arasındadır. Bugün aile işletmelerimizin yüzde 30’u ikinci, yüzde 12’si üçüncü kuşağa ulaşırken, yüzde 3’ü dördüncü kuşak temsilcileri tarafından yönetilmektedir. Bir başka ifadeyle dördüncü kuşağa geçiş yapan şirketlerimizin sayısı yüzde 2 seviyesindedir. Bugün 30-35 yıl arasında ömür biçilen aile şirketlerimizin yapılandırılmasında, yönetim şekillerini güncellemede, kurumsal yönetime geçiş aşamalarında ve iyi yönetim uygulamalarında ciddi sorunlarla karşılaşmaktayız. Bu sorunlar dünya ile rekabet edebilecek şirketler veya markalar çıkarmak konusunda da önümüzde önemli bir engel olarak durmaktadır” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.