DOLAR
8,4172
EURO
10,0166
ALTIN
493,11
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Cumartesi Sıcak
36°C
Pazar Açık
35°C
Pazartesi Sıcak
36°C
Salı Sıcak
38°C

Sanayi 4.0 KOBİ’ler için büyük fırsat olabilir

Yapay zeka, robotik üretim, nesnelerin interneti, 3D yazıcılar, nanoteknoloji gibi pek çok yeniliği içeren Sanayi 4-0, dünyada büyük bir değişim getirecek. Alfanorm’un kurucusu ve Fütürist Ateş Öztan, Türkiye’deki şirketlerin bu sürece hazır olmadığını söylüyor. Öztan, esnek ve akıllı fabrikalara dönüşebilecek çok sayıda KOBİ’nin bu sürece entegre edilebilmesi halinde ise Türkiye’nin geleceği şekillendirmede söz sahibi olabileceğini ifade ediyor.

Sanayi 4.0 KOBİ’ler için büyük fırsat olabilir
17.12.2016 15:25
0
A+
A-

Dördüncü sanayi devrimi anlamına gelen Sana­yi 4.0, önümüzdeki günlerde sıkça duyacağımız bir kavram. Sanayi 4.0’a geçilmesiyle birlikte ro­botların üretimi tamamen devralması, yapay ze­kanın gelişimi, üç boyutlu yazıcılarla üretimin ger­çekleşmesi gibi pek çok yenilik olması bekleni­yor. Yapay zeka, robotik, nesnelerin interneti, 3D yazıcılar, nanoteknoloji, biyoteknoloji ve kuantum bilgi işlem gibi pek çok teknolojik yeniliği kapsayan Sanayi 4.0, dünyada büyük bir deği­şimi de beraberinde getirecek. Peki ekonominin yeniden biçimleneceği yeni dönemde Türkiye’deki şirketler bu değişime hazır mı? Son dönemde Sa­nayi 4.0 konusuna kafa yoran Alfanorm’un ku­rucusu ve Fütürist Ateş Öztan’a göre Türkiye’de özellikle KOBİ’lerin bu sürece entegre edilmesi gerekiyor. Türkiye’de Sanayi 4.0 ile ortaya çıkan esnek ve akıllı fabrikalara dönüşebilecek milyo­nun üzerinde KOBİ bulunduğuna dikkat çeken Öz­tan, “KOBİ’lerimize bu geçişi yapacak bilinci, im­kanı ve ortamı yaratabilirsek, Sanayi 4.0’da çok güçlü olarak yer alabilir ve geleceği şekillendir­me konusunda söz sahibi olabiliriz” diyor.

Ateş Öztan, bu sürecin getireceği değişi­mi ve KOBİ’lerin neler yapması gerektiğini anlattı.

Sanayi 4.0, son dönemde sıkça duyduğumuz bir kavram. Sanayi 4.0’dan kısaca bahsedebilir misiniz?

Sanayi 4.0 terim olarak dördüncü sanayi devrimi anlamına geliyor. İlk sanayi devrimi 18’in- ci yüzyılda kontrol edilebilir su buharı gücünün makinelerin çalıştırılmasında kullanılmasıydı. İkinci sanayi devrimi 19’uncu yüzyılda kontrol edi­lebilir elektrik enerjisinin üretim süreçlerinde kul­lanılmasını ve sanayide montaj hatlarının ku­rulmasını ifade ediyor. Üçüncü sanayi devrimi ile 1970’li yıllarda dijital devrim gerçekleşti ve bil­gisayar kontrollü üretim modelleri ortaya çıktı. Sürekli gelişen teknoloji nedeniyle endüstri bu evreyi de kısa bir sürede aşarak Sanayi 4.0 adıy­la da bilinen dördüncü sanayi devrimine ulaştı. İçinde olduğumuz Sanayi 4.0, insan kontrolün­de kullanılan makinelerin yerini kendi başlarına çalışan, gittikçe kendi kendine öğrenen ve karar veren (yapay zekalı) makinelere, robotlara bı­rakmaya başladığı dönemi temsil ediyor.

Bu süreç sanayide neleri değiştirecek?

Sanayi 4.0 genel hatlarıyla robotların üretimi tamamen devralması, yapay zekanın geli­şimi, üç boyutlu yazıcılarla üretimin gerçekle­şecek olması gibi birçok yeniliği kapsayacak. Sü­reçte, işçi gücünden teknoloji kontrolüne geçen sistemler ile makine kontrolü artacak. Her ge­çen gün tehlike sınıfı yüksek işler insandan ma­kinelere ve robotlara geçecek. Tekrar eden iş­lere insan işgücü talebi azalacak. Seri üretim, ye­rini daha az miktarlarda ve kişiye özel üretime bırakacak. Büyük ve seri üretim yapan fabrika­lar yerlerini fikirleri daha hızlı ürüne çevirecek esnek, küçük, dinamik ve akıllı fabrikalara bıra­kacak. Bu durumda tek tip ve seri üretim yapan büyük fabrikalara gerek kalmayacak. Fabrikalar ve tasarım merkezleri başta olmak üzere çok sa­yıda disiplinden insanlar dijital olarak birbirine bağlanarak zor ve karmaşık işleri sanal ortam­da paylaşacak, üretim süreçlerini kısa sürede ge­çerek ortaklaşa üretecekler.

Sizce Türkiye’de KOBİ’ler bu sürece hazır mı?

Gelişmiş ekonomilerin kendi aralarında sürdürmekte oldukları rekabete ve Sanayi 4.0 stratejisine dahil olabilmemiz ancak KOBİ’lerimizi bu sürece entegre edebilmemiz ile mümkün ola­cak. KOBİ’lerin Sanayi 4.0’a hazır olduklarını ifa­de etmek oldukça güç. KOBİ’lerimizin bir kısmı hala Sanayi 3.0’a bile geçmiş değil. KOBİ’lerin tam olarak bu sürece hazır olması için atılması ge­reken birçok adım var. Bu adımların her birini hızla ve zamanında atabildiğimiz takdirde KO- Bi’lerin sürece hazır olduğunu söyleyebileceğiz.

Değişim KOBl’leri nasıl etkileyecek?

Bugün konuşulan Sanayi 4.0 eskilerine gö­re çok daha hızlı ilerleyerek, şu an kimsenin tam olarak tahmin edemeyeceği gelişmelere açık ola­
cak. Bugün ve bundan sonrasındaki gelişmeler ekseninde hiçbir KOBİ’nin tek başına çalışarak varlık göstermesi ve başarılı olması mümkün ol­mayacak. Diğer sanayi devrimlerinde de oldu­ğu gibi gelişmeye ayak uyduramayan birçok KO- Bİ sahneden çekilecek.

Bu sürece uyum sağlamak isteyen KOBİ’ler nasıl bir strateji izlemeli?

Sanayi 4.0 ve sonrasında her şey çevre­sindeki diğer her şeyle iletişim kuracak ve bir şe­yin çalışması tamamen kendi kontrolünde ol­mayan başka değişkenlere bağlı olacak. Bu şey­ler; insanlar, kurumlar, makineler, robotlar ve­ya doğanın bir parçası olabilecek. Bundan son­ra, yaşamınız için kendinize bağlayacağınız ve siz­den vazgeçemeyecek diğer şeyler sizin değeri­nizi ve yaşam döngünüzü belirleyecek. Bu nok­tada KOBİ’ler için bir örnek vermek gerekirse, yaptığı iş bir başka KOBİ veya kurum için ben­zersiz ve vazgeçilmez olmalıdır. Bu da KOBİ’nin özgün, yenilikçi ve katma değer yaratan, kimsenin yapamadığı veya çok zor yapabileceği hizmet­leri sunması demektir.

Bu süreci fırsata çevirmek için neler yapıl­malı?

Türkiye Sanayi 1.0 ve 2.0’a çok geç geçti. Sa­nayi 3.0’a nispeten daha erken geçiş yaptı fakat tam olarak da geçemedi. Bu sırada Sanayi 4.0’la karşılaşması büyük bir fırsat olabilir. Sanayi 2.0’dan sonra Batı dünyası sanayide tekel oluş­turacak kadar büyük sanayi yatırımları yaptı. Her bakımdan pazara ve dünyaya hakim konumla­rıyla Sanayi 3.0’a geçişlerinde yaptıkları yatı­rımları dünya pazarından tahsil edebildiler. Sa­nayi 3.0 ile iletişimin ve dolayısıyla bilginin dünya üzerine herkese hızla ulaşır olması, Sanayi 4.0 ve sonrasında bütün ülkelere ve onların sana­yilerine gelecek yarışında eşit şans ve imkan ver­di. Türkiye’nin dünyaya yön verecek büyüklük­te firmaları ve dolayısıyla büyük yatırımları ol­madığı için, bu firmaların küçülmesi veya mini­mum zararla Sanayi 4.0’a uygun küçük parça­lara ayrılması gibi sorunları da yok. Aksine Sa­nayi 4.0 ile ortaya çıkan esnek ve akıllı fabrika­lara dönüşebilecek milyonun üzerinde KOBİ’ye sahibiz. KOBİ’lerimize bu geçişi yapacak bilinci, imkanı ve ortamı yaratabilirsek, Sanayi 4.0’da çok güçlü olarak yer alabilir ve geleceği şekil­lendirme konusunda söz sahibi olabiliriz.

Yedi adımda KOBİ’lerin yol haritası

  • KOBİ’ler kendi faaliyet alanları başta olmak üzere dünyada neler olduğunu anlamaya çalışmalı.
  • Strateji ve yol haritasının neden önemli olduğunu ve nasıl yapıldığım öğrenmeli.
  • Bütün gücünü, diğer bir deyişle iş ve fikir gücünü, sadece katma değer yaratacağı var olma amacına yoğunlaştırmalı, bu amaç dışındaki bütün faaliyetleri dışarıdan satm alma yoluna gitmeli.
  • Sahip oldukları imkanları ve üstünlükleri tanımlamalı, bu imkan ve üstünlüklerin farklı hangi alanlarda ve sektörlerde kullanılabüeceğini araştırmalı.
  • Dünya sanayisine entegre çalışabilmeleri için gerekli teknolojik hazırlıklara odaklanmak ve gerekli altyapıyı kurmalı.
  • Büyük makine yatırımının büyük kazanç sağlamadığı bilinciyle, dünya çapındaki problemlere dünya çapmda çözümler üretecek şekilde konsantre olmalı.
  • Daha büyük, karmaşık ve zor işlerin altından kalkılabileceği bir ekosistem oluşturulmak ve KOBİ’ler bu sisteme dahil olmak.

Ayşegül Sakarya Pehlivan

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.