DOLAR
32,8312
EURO
35,6759
ALTIN
2.539,94
BIST
11.089,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
30°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C

Rusya-Ukrayna savaşı 6 ayda dünyada neleri değiştirdi

Rusya’ya yönelik yaptırımların ardından küresel enflasyon rekor seviyelere ulaştı. IMF’nin (Uluslararası Para Fonu) ‘Dünya Ekonomik Görünümü …

Rusya-Ukrayna savaşı 6 ayda dünyada neleri değiştirdi
24.08.2022 10:37
A+
A-

Rusya’ya yönelik yaptırımların ardından küresel enflasyon rekor seviyelere ulaştı. IMF’nin (Uluslararası Para Fonu) ‘Dünya Ekonomik Görünümü’ raporunda, Ukrayna Savaşı ve enflasyonun etkilerinin kontrol altına alınmaması halinde, dünyanın son 50 yılın en kötü ekonomik resesyonunun eşiğine gelebileceği belirtildi. Hatta IMF’nin Temmuz ayındaki değerlendirme raporunda, ‘Kasvetli ve belirsiz’ başlığı kullanıldı. Yılın başında gelişmiş ekonomiler için yapılan enflasyon tahmini yüzde 5,7’den yüzde 6,6’ya çıkarken, gelişmekte olan ülkelerdeki öngörü yüzde 9,5 olarak revize edildi. Bazı ülkelerde ‘hiperenflasyon’ olarak tezahür eden bu durumun en büyük sonucunun, artan gıda ve enerji fiyatlarının tetiklediği toplumsal huzursuzluk olacağı belirtiliyor.

ENERJİ KRİZİ ÇARPICI BOYUTA ULAŞTI

Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’nın Avrupa’ya gaz akışını aniden durdurması riski, Avrupa’yı daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir enerji krizi ile baş başa bıraktı. Rusya’ya enerji bağımlılığını azaltmak isteyen Avrupa, daha fazla likit doğalgaz (LNG) sağlaması konusunda ABD ile anlaşmaya vardı. Bu da Avrupa’yı bu kez ABD’den LNG alımı yönünde bağımlılığa itti. Bu sayede, ABD, Avrupa karşısında enerji ev ekonomi üstünlüğü elde etti.

İKLİM KRİZİ GÖLGEDE KALDI

Avrupa’da enerji krizinin neden olduğu alternatif enerji kaynakları arayışı, ülkeleri iklim politikalarını askıya alıp nükleer enerjiye geri dönmek zorunda bıraktı. Yeşiller Partisi’nin iktidar ortağı olduğu Almanya’da, Rusya’dan ithal edilen doğalgazın bu kış ihtiyaçları karşılayamayacağı belirtilerek, bu yıl tamamen sona erdirilmesi planlanan nükleer santrallerin yeniden canlandırılmasının seçenekler arasında olduğunu duyuruldu. Fransa’dan da benzer açıklamalar geldi. Avrupa bu yıl rekor orman yangınları ve fırtınalarla mücadele ederken, iklim krizinin etkileri ise çok daha çarpıcı hale geldi.

GIDA GÜVENLİĞİ VE AÇLIK TEHDİDİ

Ukrayna ve Rusya dünya buğday ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu karşılarken, savaş başladığından bu yana, Rusya’nın buğday ihracatına ciddi bir şekilde kısıtlama geldi. Rusya’nın ele geçirdiği Ukrayna limanlarındaki tahıl yüklü gemiler de yakın zamana kadar yerinden hareket edemedi. Hal böyle olunca gıda tedarik zincirinde ciddi aksaklıklar yaşandı. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), tahıl ihracat kısıtlamalarının dünya pazarında gıda ve yem fiyatlarını yüzde 22 oranında artırabileceğini açıkladı. BM Dünya Gıda Programı ise rekor seviyelere ulaşan kuraklık nedeniyle Afrika Boynuzu’nda açlığın 22 milyon kişiyi tehdit ettiğini açıklarken, gıda tedarik zincirinde meydana gelen aksaklık ile küresel açlık riski rekor seviyelere çıktı.

YENİ ULUSLARARASI GÖÇ DALGASI

Ülkelerindeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlık sonucu hali hazırda milyonlarca kişi ülkelerini terk ederken, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte yeni bir göç dalgası patlak verdi. Avrupa sınır ajansı Frontex’e göre, Rusya’nın Ukrayna işgalinin başladığı Şubat ayından bu yana 7,7 milyon Ukrayna vatandaşı Avrupa Birliği ülkelerine gitti. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNCHR) göre de 7 milyondan fazla kişi ülke içinde evlerinden oldu. Bunun göç alan ülkelere siyasi ve ekonomik maaliyeti ise büyük bir soru işareti.

SAVUNMA HARCAMALARI ARTTI

Stockholm Uluslararası Barış Enstitüsü’nün (SIPRI) raporuna göre, pandemi koşulları hakim olmasına rağmen, küresel askeri harcamalar 2021 yılında rekor kırarak 2,1 trilyon dolara ulaştı. En fazla askeri harcama yapan ülkeler ise sırasıyla ABD, Çin, Hindistan, İngiltere ve Rusya oldu. Ancak mevcut tabloda, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve başta ABD ile Avruoa ülkelerinden Ukrayna’ya verilen askeri desteklerle birlikte, bu rekorun bu yıl kendini yenileyeceği tahmin ediliyor.

NATO YENİDEN SAHNEYE ÇIKTI

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Sovyet Rusya’ya karşı bir savunma paktı olarak kurulan 1949 tarihli NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), yeniden işlerlik kazanarak canlandı. Soğuk Savaş sonrası dönemde fonksiyonu zaman zaman sorgulanan örgüt, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası mevcudiyetini sağlamlaştırdı. Yıllardır tarafsızlık politikası yürüten İsveç ve Finlandiya, NATO’ya üye olmak için kısa süre önce başvuruda bulundu. Müstakbel yeni üyeleri ile birlikte genişleme yoluna giden NATO, bir kez daha Rusya’ya karşı Batı savunmasının cephesi haline geldi.

RUSYA’NIN ‘YENİLMEZLİK’ ALGISI SARSILDI

Uzun yıllardır ‘Ukrayna sopasını’ Batı’ya karşı bir koz olarak kullanan Rusya, Ukrayna’yı reel olarak işgal edince ‘yenilmezlik algısını’ yerle bir etti. Ukrayna, milli koordinasyonu ve Batı’nın silah yardımları ile sıkı bir şekilde direnince, savaş Rusya’nın tahmininden uzun sürdü. Başta başkent Kiev’i de kuşatan Rus ordusu, daha sonra taktik değiştirerek önceliği Ukrayna’nın denize kıyısı olan güneyi ile Rus yanlısı ayrılıkçıların yoğun yaşadığı Donbas ile Donetsk’e verdi. Rusya’da Vladimir Putin iktidarının ‘Ukrayna batağına’ saplandığı yorumları yapıldı. Rusya’nın silah ve asker üstünlüğünün, Ukrayna’nın özellikle Batılı ülkelerden temin ettiği SİHA ve yeni nesil silahlara karşı sahada çok da etkili olmadığı anlaşıldı. ABD verilerine göre, savaşın ilk 6 ayında, yaklaşık 80 bin Rus askeri savaşta hayatını kaybetti ya da yaralandı. Bu sayı1979-80 yılları arasında, Sovyet Rusya’nın Afganistan’da 1 yılda kaybettiği asker sayısına karşılık geliyor.

‘KURALSIZLIK’ YENİ KURAL OLDU

Rusya’nın Ukrayna’yı pervasızca işgali sonrası, uluslararası ilişkilerde güçlü olanın belirleyici olduğunu esas alan ‘realist teori’ ağırlık kazandı. ‘Yumuşak güç’ün (soft power) yerine askeri çözümleri merkeze alan ‘Sert güç’ün (hard power) hala baskın olduğu ortaya çıktı. ABD ve Avrupa, Rusya’ya karşı pozisyon alınca, Rusya-Çin yakınlaştı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası, bu kez Rusya’nın müttefiki konumundaki Çin, uzun yıllardır ihtilaflı olduğu Tayvan’a gözdağı verdi.

SURİYE SAVAŞI’NDA DENGELER DEĞİŞTİ

Rusya neredeyse kaynaklarını topyekûn olarak Ukrayna harekâtına yönlendirince, ‘Şam rejiminin en büyük destekçisi’ pozisyonundan uzaklaştı. Beşar Esad yönetimi Rusya’nın işgal ettiği Donbas ve Dontesk’in bağımsızlığını tanısa da, en yakın müttefiki konumundaki Rusya’nın yükü ağırlaşınca, uzun yıllardır küs olduğu Körfez ülkeleriyle temasa kapı araladı. Suriye’de Rusya’dan doğacak boşluğa İran’ın nüfuz etmesinden çekinen Körfez ülkeleri, Mısır ve İsrail de Şam rejimi ile anlaşmanın yollarını aramaya başladı.

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.