Akıllı Gündem

Referanduma kadar borsada öne çıkan 20 hisse

Anayasa referandumu için artık sayılı günler kaldı. Hisse senedi yatırımcıları bu süreçte nasıl bir strate­ji izlemeleri gerektiğini, alım-satımlarını neye göre, hangi hisselerde yapmalarının daha doğru olacağını merak ediyor.

Referanduma kadar borsada öne çıkan 20 hisse

2015 yılma 90 bin seviyesinin üzerinde giren BIST-100 endek­si, aradan geçen yaklaşık üç aylık süre içinde Amerikan Merkez Bankası’ndan (FED) beklenen faiz artışı endişeleri ve do­lar/TL kurundaki yükselişin etkisiyle 76 bin seviyelerine kadar geriledi, iki ay sonra ise Türkiye’nin önünde genel seçimler var. Hisse senedi yatırımcıları bu süreçte nasıl bir strate­ji izlemeleri gerektiğini, alım-satımlarını neye göre, hangi hisselerde yapmalarının daha doğru olacağını merak ediyor.

Buna geçmeden önce Borsa İstanbul’un (BIST) fiyatlanmalarında etkili olacak beklentileri bilmekte yarar var. Piyasayı etkileyecek en önemli unsur olarak FED gösterili­yor. FED’in faiz artırımı ko­nusunda piyasa aktörlerinin bir kısmı haziran ayını işa­ret ederken bir kısmı ise yılsonuna kalacağını düşü­nüyor. Bunun nedeni ise faiz artırımı için FED üye­lerinin birbirinden farklı söylemleri…

Buna bağlı olarak da pi­yasalar için FED’in faiz ar­tırımını haziran ayında da yapabileceği bir olasılık olarak hala ortada duru­yor. Bu olasılık ve Türki­ye’deki seçimlerin de hazi ran ayında yapılacak olması, analistlere gö­re, borsanın haziran ayma kadarki süreçte önünde duran en önemli iki belirsizlik…

 

ENDEKS GÜÇ KAZANABİLİR

Seçim sürecinin sorunsuz geçmesi, FED tarafının ise faiz ar­tırımında aceleci olmaması durumunda analistler, kurda aşağı, endekste ise yukarı yönlü bir seyir izleneceğini düşünüyor. Ay­rıca enflasyonun özellikle nisan ve mayıs aylarında gevşemesi durumda endeksin daha da güç kazanabileceği ifade ediliyor.

Genel seçimlere kadar geçecek dönemin siyasi kanatta ger­ginlikler yaşanması ve seçim sonuçlarının da siyasi istikrar açı­sından belirsizliğe neden olması halinde analistler, piyasanın olumsuz etkileneceğinde hemfikir. Analistlere göre, FED’in haziran ayında faiz artırımına başlaması, Türkiye’de enflasyonun gerilememesi ve seçim sü­recinde risk algısının yükselmesi durumunda kur­da yukarı endekste ise sert aşağı yönlü bir eğilim görülebilir. Analistler, se-çim sürecinin sorunsuz atlatılma­sı, FED’in faiz artırımını erte­lemesi ve piyasaya karşı da­ha ılımlı bir yaklaşım sergi­lemesi durumunda BIST-100 endeksinde 87 bin ar­dından 91 bin 500 ve 93 bin dirençlerinin hedefle­nebileceğim belirtiyor. Pi­yasalar açısından olumsuz senaryo olan FED’in ha­ziran ayında faiz artırımı­na başlaması, enflasyo­nun gerilememesi ve se­çim sürecinde siyasi ris­kin artması durumunda ise endekste 76 bin 500 desteğinin izlenmesi gere­ken en kritik seviye olaca­ğı düşünülüyor. Öte yandan seçimlere kadar genellikle dalgalı bir piyasa yaşanacağını tahmin eden analistler, Borsa İstanbul’un iskontolu olduğunu ve risk alabi­lenlerin bundan yararlanabileceğini ifade ediyor. Bazı analist­lere göre, BIST’in iskontolu olması nedeniyle hisse senedi yatı­rımcıları belli ağırlıkta banka, belli ağırlıkta sanayi şirketlerin­den oluşan bir portföy oluşturabilirler. Seçim öncesinde pozis­yon almak isteyenlere ise banka hisselerinin yanı sıra çimento, hizmet, perakende ve cam sektörlerinden fiyatı alıma uygun şirket hisseleri öneriliyor.

 

“BORSA İSTANBUL ISKONTOLU”

Olumlu beklentilerin gerçekleşmesi durumunda endekste 91 bin 500 ve 93 binin, olumsuz senaryoda ise 76 bin 500’ü öngören ALB Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Eda Önder, “En­dekste 76 bin 500 desteği önemli. Bu se­viyenin aşağı yönlü aşılması durumunda borsada satış baskısı artabilir. Bunun gerçekleşmesi halinde de endekste 75 bin-72 bin 500 ve 70 bin seviyeleri des­tek olarak hedeflenebilir” diyor.

Önder’e göre, seçimlere kadarki sü­reçte Borsa İstanbul bir takım riskleri barındırıyor olsa da yurtdışı borsalarına göre daha iskontolu olması bir avantaj sunuyor. Bu riski alabilen yatırımcıların BIST’teki iskontodan yararlanabileceği­ni söyleyen Önder, portföyler için şu önerilerde bulunuyor:

“Yatırımcılar endeksin iskontolu olma­sı nedeniyle belli ağırlıkta banka, belli ağırlıkta sanayi şirketleri satın alarak portföylerinde bir dağılım yapabilirler.

Bunların arasında ise öz sermaye karlılığı yüksek, ihracat yaparak yüksek kur fiya­tından faydalanan, net döviz yükümlülü­ğü düşük, hikayesi olan şirketleri tercih etmeleri doğru olur. Hisse senetlerinin yanı sıra belli ağırlıkta devlet ve özel sek­tör tahvil portföyü ile kısa vadeli likit var­lıkların da bulundurulması riski dağıtmak için kullanılabilir. Olası aşağı yönlü sert hareketlerden korunmak içinse VİOP-30 kontratında kısa pozisyon açmak için bir miktar varlık bulundurmak da akılcı olur. Böylece riskler azaltılmış olur.”

 

“SEÇİMLERE KADAR DALGALI”

2015’in oldukça zorlu geçeceğinin yı­lın ilk üç ayında az-çok anlaşıldığını söyleyen Işık FX Araştırma Uzmanı Gizmen Nalbandı ise, “ABD’den bek­lentilerin oldukça altında (126 bin) ge­len tarım dışı istihdam nedeniyle FED faiz artışını eylül ayına erteleyebilir. Ta­rım dışı istihdamdaki duruma neden olarak, petrol fiyatlarındaki düşüş ile sektör şirketlerinin işten çıkarmaları ve ağır kış şartları gösteriliyor” diyor.

Kurdaki yükselişlerin ve seçimlerin borsayı genelde olumsuz etkilediğini kaydeden Nalbantlı, düşüşlerde en çok yabancıların egemenliğinde olan banka­cılık hisselerinin zarar gördüğünü hatır­latıyor. Nalbantlı, şöyle devam ediyor:

“Siyasi belirsizlik, kurdaki yükseliş derken borsayı ilk terk eden yabancılar oluyor. Seçim öncesinde Türkiye’de ya­şanabilecek gerginliğin derecesi de çok önemli. Ayrıca çekirdek enflasyondaki düşüşün enflasyona yansıması sonucun­da Merkez Bankası’ndan gelecek faiz indirimleri kurdaki yükselişi tetikleyebilir. Kurda tekrar 2.64 seviyelerine yük­seliş görmemiz endekste 80 bin seviyesinin altına inmek demek.”

Seçimlere kadar dalgalı bir seyir bek­lemenin yanlış olmayacağını ifade eden Nalbandı, hazirana kadar ABD’den ge­lecek kötü verilerin doların değer kay­betmesine neden olabileceğini, bunun da endeksi yukarı taşıyabileceğini söylü­yor. Nalbantlı, endeksin yukarı çıkması halinde 87 binleri, aşağı düşmesi halinde ise 76 bin 500 seviyelerinin olası olduğu­nu tahmin ediyor. Seçim öncesinde çimento, hizmet, perakende ve cam sektörlerinin tercih edilebileceğini ifade eden Nalbandı, “Çünkü seçim öncesinde genel olarak bu şirketler ön plana çıkar. Bu süreçte yatırımcıların dalgalanmalara karşı orta ve uzun vadeli düşünmelerinde yarar var. Hisse senedi seçerken gerçekten güvendikleri, önümüzdeki senelerde karlılığı, satışları, yatırımları açısından büyüme po­tansiyeli olan şirket hisseleri seçilmeli” diyor.

 

“SANAYİ ŞİRKETLERİNE AĞIRLIK VERİN”

Öte yandan 2015’te TCMB’nin faiz indirimlerine gitme­sinin etkisi ile piyasa faizlerinde yaşanacak düşüşün banka­cılık sektörünün karlılığını olumlu etkileyeceğini belirten Nalbandı, bu yıl banka faiz gelirlerinin artması ile sektör karlılığının yüzde 10-15 civarında artabileceğini belirtiyor.

Gelecek dönemde dolar faizlerinin ve sorunlu kredilerin artmasının bankacılık sektörünün önündeki en önemli risk­ler olacağını kaydeden Nalbandı, “Düşüşlerde en çok ya­bancıların egemenliğinde olan bankacılık hisseleri etkileni­yor. Siyasi belirsizlik, kurdaki yükseliş derken borsayı ilk terk eden yabancılar oluyor. Bu ne­denle sanayi şirketlerine yatırım yap­mak daha mantıklı.

Ancak borsada her zaman olduğu gibi bankacılık hisseleri düşüşlerde olduğu gibi yükselislerde de başrolde olur. Bu nedenle portföylere seçerek bir kaç tane bankacılık hissesi koyulabilir. Çünkü borsanın yüzde 63’e yakını yabancıların elinde. Onlar ne isterse o oluyor. An­cak bence her sene düzenli olarak büyüme gerçekleşti­ren ve bunu devam ettirecek sanayi şirketleri ağırlıkta olmalı” diyor.

 

“YABANCI GİRİŞİ BANKA İLE OLUR”

Borsa istanbul’a bir yabancı girişi olacak bunun bankacılık hisseleri öncülüğünde olacağını düşünen Gedik Yatırım Menkul De­ğerler Araştırma Uzmanı Erol Gürcan. “2014 yı­lı bankacılık sektörü, net karı yaklaşık 25 milyar TL oldu. Bu yıl da bankacılık sektörü karlarının ve net faiz marjının 2014’e göre önemli bir değişim göstermesini beklemiyor” diyor.

Seçim belirsizliği sona erene kadar yatırımcılara mevcut pozisyonlarını korumalarını ve 86 bin-87 bin aralığına doğru olası yükselişlerde pozisyon azaltılmasını öneren Gürcan, şöyle devam ediyor: “Endekste 76 bin-80 bin aralığı görülebilecek geri çekilmelerde 76 bin seviyesi stop-loss olarak takip edil­mek üzere banka hisselerinde alım yapılabilir. Ancak 76 bin seviyesinin altındaki zarara katlanıla­rak satış yapılmalı ve yeni alımlar için in daha uygun seviyelere gerilemesi beklenmeli.”

 

“ENDEKS GENİŞ BANTTA DALGALANIR”

Seçim konusunda beklemede olan piyasaların ma­yıs ayından itibaren ortaya çıkacak anketlerle daha sert fiyatlanacağını düşünen Gürcan, beklentilerini şöyle özetliyor:

“Piyasaların seçime yaklaşımı genelde belir­sizliğin negatif fiyatlanması şeklinde olur. Biz içeride henüz bu belirsizliğin fiyatlandığını dü­şünmüyoruz. Seçim sonuçları kadar, seçim sonrası oluşacak muhtemel ekonomi yöneti­mi de merakla bekleniyor. Yeni kabinede pi­yasanın yakından tanıdığı bazı isimlerin olmayacak olması da, yeni ekonomi politikaları konusunda bilinmezlik oluşturuyor. Tüm bu belir­sizlikler ortadan kalkana kadar bu seneki seçim sürecinin piyasalarımıza negatif etki yapması muhtemel görünüyor. Piyasa bu konudaki kararını verdikten sonra fiyatlamada o yönde gerçekleşmeye baş­lar. Bu fiyatlama seçim sonuçları görülene dek de­vam edebilir. Bu nedenle piyasa kararını verdikten sonra piyasayla inatlaşmak, siyasi ya da duygusal karar­lar almak çok ciddi zararlar doğurabilir. Seçim dönemi­ne kadar endeksin 76 bin-86 bin gibi 10 bin puan­lık geniş bir bantta dalgalanmasını bekliyo­ruz.”

 

“DÜŞÜŞLER ALIM FIRSATI”

Önümüzdeki dönemde seçimlere kadar endeksin bin-84 bin bandında daha yatay bir piyasa izleyeceğini tahmin eden Meksa Yatırım Menkul Değerler Analisti Barkın Yalçın da düşüşlerin alım fırsatı olarak değerlen­dirilebileceği kanısında. Yalçın da diğer meslektaşları gibi bankaların endekste­ki ağırlıklarının yüksek olması nedeniyle borsada yükseliş görülecekse bunun bankacılık hisseleri önderliğinde gerçek­leşeceğini düşünüyor.

 

 

Barkın YALÇIN / Meksa Yatırım Menkul Değerler Analisti

Vakıf Bank: 2014 son çeyreğinde 683 milyon TL net kar açıkladı. Net faiz marjı yıllık 18 baz puan artarak yüzde 3.60 seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli fonlama yapısı daha çok TL olan banka, düşük faiz ortamından olumlu etkileniyor. Son bir aydır faiz riski nedeniyle endeksin yüzde 10 altında performans gösteren VakıfBank hisseleri için 5 TL hedef fiyatla yüzde 12 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Yapı Kredi: 2014 son çeyreğinde beklentilerin üzerinde 525 milyon TL net kar açıkladı. TÜFE’ye endeksli tahvil getirilerindeki artışla net faiz marjı 14 baz puan yükselerek yüzde 3.68 oldu. Banka bu yıl yüzde 17 kredi büyüme oranı bekliyor. Diğer yandan büyüme stratejisi kapsamında önümüzdeki dönemde maliyetlerdeki artışla marjlarda baskı görülebilir. Yapı Kredi hisseleri son üç aydır endeksin yüzde 10 aşağısında performans gösterdi. Yapı Kredi hisseleri için 4.50 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Gizmen NALBANTLI / Işık FX Araştırma Uzmanı

Aselsan: Şirket yatırımlarına devam ediyor. 2014 son çeyreği itibariyle toplam bakiye sipariş miktarı 3.9 milyar dolar. Havasoj için uçak başına 600 milyon dolar, Altay tankı seri üretiminde tank başına 3 milyon dolar ve uzun menzilli hava savunma füze sistemi için 550-650 milyon dolar ciro katkısı bekleniyor. Arap saçına dönen ikinci halka arz süreci, bu projelerin finansmanı için yapılabilir. Aselsan’ın faaliyetlerinin ekonomik durgunluktan etkilenmemesi, 2015’deki piyasayı düşündüğümüzde şirketi öne çıkaran nedenlerden. Çünkü Türkiye’de ve bölgede savunma harcamalarında kesintiler yapılmıyor. Şirketin satış gelirleri 2013’ün eş dönemine göre yüzde 1.4 oranında azalsa da yıllık bazda yüzde 15 yükseldi. Net karda yüzde 46.8’lık yükseliş görüldü. 2014’ü 2 milyar 500 milyon TL satışla kapatan şirketin gelirlerinin yüzde 10-15 arasında artacağını tahmin ediyoruz. Aselsan hisseleri için 14.50 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Enka İnşaat: Şirkete kira getiren gayrimenkullerinin hepsi Rusya’da. Rublede yaşanan değer kaybı ve petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak şirketin hisse fiyatında ciddi düşüş yaşandı. 2008 krizinde Rusya’daki gayrimenkullerinde kiralarda bir düşüş olmamıştı, doluluk oranlarında gerileme görülmüştü. Ancak düşüşün çok fazla olmayacağını ve yüzde 5-10 oranında kalacağını düşünüyoruz. 2014sonunu bekleyen işlerinin toplam büyüklüğü 2.97 milyar dolar seviyesinde. 2014 son çeyreğinde 353 milyon kar eden şirket yüzde 10.4’lük büyüme gerçekleştirdi. 2014 net karı yüzde 15 artışla 1 milyar 440 milyon TL oldu. Kasasında 2 milyar 300 milyon TL net döviz fazlası bulunuyor. Rusya’daki olumsuzluklara rağmen Irak’ta yeni projeler alan şirketin hisselerinin ucuz kaldığını düşünüyoruz. Enka İnşaat hisseleri için 6.15 TL hedef fiyatla yüzde 16 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Ege Seramik: Türkiye seramik kaplama malzemeleri sektöründe dünyada en büyük 10’uncu üretici ve dördüncü ihracatçı konumunda. Enerji fiyatlarındaki düşüş, şirketin maliyetlerini düşürüyor. Şirketin satışları yüzde 11.02 artarak 280 milyon 681 bin TL oldu. Net kar ise yüzde 31.58 yükselişle

38 milyon 319 bin TL olarak gerçekleşti. Şirketin brüt kar marjı ve faaliyet kar marjı sırasıyla yüzde 30 ve 16.91 ile dikkat çekiyor. Net yabancı para pozisyonu ise 10 milyon 806 bin TL. Şirket hisseleri 8.38 fiyat/kazanç oranı ile 10.61 olan sektör ortalamasına göre iskontolu işlem görüyor. Defansif duruşunu, bilançosunu ve büyüme ivmesini beğendiğimiz Ege Seramik hisseleri için 5.30 TL hedef fiyatla yüzde 24 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Albaraka Türk: Yılın son çeyreğinde kredilerini yüzde 9 artırdı. Mevduat büyümesi ise kredi büyümesine paralel olarak yüzde 8 yükseldi. 2014 genelinde krediler yüzde 29, mevduatlar yüzde 33 arttı. Ücret ve komisyon gelirleri ise kredilerdeki büyümeye paralel olarak yüzde 7 yükseldi. Hisselerinin öz sermaye karlılığına göre ucuz kaldığını düşünüyoruz. 2015 tahminlerimize göre, bankanın hisseleri 6.06 fiyat/kazanç ve 0.85 piyasa değeri/defter değeri çarpanlarıyla işlem görürken sektörün çarpanları 9.74 ve 1.07. Yabancı payının az olması nedeniyle bankacılık endeksindeki düşüşlerde daha az değer kaybeden Albaraka Türk hisselerine son iki ayda az da olsa giriş olduğu görülüyor. Büyüme fırsatları ve etkileyici marj yönetimi ile Albaraka Türk hisseleri için 2 TL hedef fiyatla yüzde 15 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Halkbank: Net dönem karı 2014 dördüncü çeyreğinde 2013’ün eş dönemine göre yüzde 26.6 oranında gerileyerek 441.7 milyon TL oldu. Bu düşüşte, yılın üçüncü çeyreğinde takibe düşen büyük montanlı krediler için ayrılan 204 milyon TL’lik karşılık etkili oldu. Diğer taraftan 2013’ün çeyrek dönemine göre net faiz gelirleri yüzde 8.1, net ücret ve komisyon gelirleri ise yüzde 20.8 oranında artarak net dönem karına olumlu etki yaptı. Bankanın aktif karlılığı net kardaki düşüşe paralel olarak yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 1.6’dan dördüncü çeyrekte yüzde 1.2 seviyesine düşerken, yıllık bazda ise aktif karlılığı yüzde 1.5 oldu. Öz sermaye karlılığı ise yüzde 14.4 olarak gerçekleşti. Hisseleri 7.59 fiyat/kazanç oranı ile 9.74 olan sektör ortalamasına göre iskontolu işlem görüyor. Aktif-pasif vade farkı rakiplerinin üzerinde olan Halkbank, düşen faiz ortamında rakiplerine göre avantajlı durumda. Fiyat olarak iskontolu bulduğumuz Halkbank hisseleri için 16.00 TL hedef fiyatla yüzde 20 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

TSKB: Son dönemde bankacılık endeksindeki satışlara rağmen TSKB’deki sağlam görünüm devam ediyor. Banka yüzde 0.2 olan takipteki kredi oranı ile sektörün en düşüğü konumunda. 2015 beklentisi ise yüzde 0.3’ü aşmaması yönünde. TSKB’nin öz sermaye ve aktif karlılıkları sektör ortalamasına göre oldukça yüksek. Bankanın fiyat/kazanç oranı ise 8.33 ile 9.74 olan sektör ortalamasının altında. Kredilerin büyük bölümü enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlere ait. Geçen yıl az yağış olması nedeniyle enerji santrallerindeki nakit döngüsünü sıkıntıya sokabileceği beklentisi, toplam kredilerinin yüzde 33’ü enerji santrallerine dönük finansmandan oluşan banka için riskli bir durumdu. Yağışlı geçen kış ayları bu kaygıları gidermiş görünüyor. Hükümet destekli şehir hastaneleri projeleri, bankanın portföyünün çeşitlendirmesi bakımından olumlu. Banka için 2015 yılında yüzde 10-15 oranında kar büyümesi bekliyoruz. TSKB hisseleri için 2.35 TL hedef fiyatla yüzde 14 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

 

Erol GÜRCAN / Gedik Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı

 

“Akbank’ta yükseliş potansiyeli yüzde 16”

Akbank: 2014 dördüncü çeyrek finansal sonuçlarına göre bankanın net faiz marjı beklentilerin biraz altında kaldı. Takipteki kredilerin beklenenden daha olumlu gerçekleşmiş olması, bu etkiyi bertaraf etti. Akbank, 2014 son çeyreğinde 894 milyon TL ile piyasa beklentilerinden daha iyi bir net kar

elde etti. Son dönemlerde Citibank’ın kendi stratejileri kapsamında bankadaki paylarını satma kararı, hisse fiyatı üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Ancak satış kararı, faaliyetlerini negatif etkileyecek bir unsur olmadığından hissedeki 2015 getiri potansiyeline olumlu olarak yansıdı. Banka bu yıl yüzde 15’lik kredi büyümesi, komisyon gelirlerinde yüzde 5-7 oranında artış bekliyor. Takipteki kredi oranının yüzde 2 gibi sektöre oranla düşük bir düzeyde kalacağı tahmin ediliyor. Bankalar için zor geçmesini beklediğimiz 2015 yılında Akbank’ın net faiz marjının yüzde 3.6 düzeyinde yatay kalmasının beklenmesi de olumlu. Akbank hisseleri için 9.30 TL hedef fiyatla önümüzdeki 12 aylık dönemde yüzde 16 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

İş Bankası: Bankanın çekirdek gelirleri 2014 tamamında yüzde 10, 2014 dördüncü çeyreğinde ise 2013’ün eş dönemine göre yüzde 22 oranında arttı. 2014 son çeyreğinde yüzde 14 artış gösteren faaliyet giderlerinin 2015’te baz etkisinin de katkısıyla yüzde 4-5 seviyesinde kalması bekleniyor. İş Bankası’nda dikkat çeken önemli unsurlardan biri de varlık kalitesi ­açısından sektörün güçlü görünüme sahip bankası olması. 2014’te özvarlıklarını yüzde 10 düzeyinde artıran bankanın takipteki krediler oranı yüzde 1.5, sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 16 seviyesinde bulunuyor. İş Bankası’nın 2015’te gerçekleştirilen ve önümüzdeki dönemdeki potansiyel ölçülü faiz indirimlerinden en çok fayda sağlayacak bankalardan biri olacağını düşünüyoruz. İş Bankası hisseleri için önümüzdeki 12 aylık dönemde 6.75 TL hedef fiyatla yüzde 14 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Garanti Bankası: BIST-100 endeksindeki ağırlığı dikkate alındığında piyasada görülecek yukarı yönlü hareketlerin banka özelinde negatif bir gelişme olmadıkça Garanti Bankası’ndan bağımsız  olmayacağını söyleyebiliriz. Olası yabancı girişi ya da ölçülü faiz indirimlerinin devamı gibi

bankacılık hisselerine hareketlilik getirebilecek gelişmeler yaşanması durumunda, Garanti Bankası hissesinin yükselişte başı çekenlerden olması beklenebilir. Ayrıca bankadaki payını artırmaya yönelik hazırlık içerisinde olduğunu daha önce açıklayan İspanyol BBVA’dan önümüzdeki dönemde bu doğrultuda gelebilecek adımlar da hisse fiyatında pozitif anlamda hareketlilik görülmesine yol açabilir. Kredi getirilerindeki artış ve aktif mevduat fiyatlaması sonucunda kredi mevduat makasında iyileşme öngörmesi de banka için bir diğer olumlu gelişme olacak. Garanti Bankası hisseleri için önümüzdeki 12 aylık dönemde 10.05 TL hedef fiyatla yüzde 15 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

 

Eda ÖNDER / ALB Menkul Değerler Araştırma Uzmanı

 

“Anadolu Cam uzun vadeli portföylerde yer almalı

 

Anadolu Cam: Türkiye’de pazar lideri olan ve çeşitli hacimlerde üretim yapan şirket, satış

gelirlerinin yüzde 65’ini yurtiçinden elde ediyor. Şirket yurtiçi pazardaki potansiyele cevap

vermek için Rusya’da üretim yapıp, yurtiçine ithal etme çözümünü üretmiş. 2014’te kur ve

faiz giderleri nedeniyle zayıf kar rakamlarının görüldüğü Anadolu Cam’da yatırımların tamamlanması ve kredilerin kapatılması ile 2014 yılsonu bilançosunda özellikle borç rasyolarında görülen iyileşme dikkat çekiyor. Yüksek seyreden döviz kurları şirketin satış gelirleri için avantaj yaratıyor. Anadolu Cam’ın maliyetlerinin TL cinsinden tutarı yüzde 60 ile 70 arasında değişiyor. Şirketin gelirlerinin yüzde 50’sinin döviz üzerinde olduğu düşünüldüğünde yüksek seyreden döviz kurları Anadolu Cam’a avantaj sağlıyor. Ancak 2014’ün ilk çeyreğinde ticari faaliyetlerine ilişkin reeskont faiz giderleri ve kambiyo zararlarında görülen artış nedeniyle kar rakamları zayıflayan Anadolu Cam, yılın geri kalanındaki mali performansı ile söz konusu olumsuzluğu arkada bıraktı.

Yatırım sürecini tamamlayan şirketin uzun vadeli portföylerde yer alması yatırımcılara fayda sağlayabilir. Hem defter değeri, hem de nominal değer açısından iskontolu işlem gören Anadolu Cam hisseleri, emsal şirketlere nazaran geride kalan hisse performansı nedeniyle de dikkat çekiyor. Anadolu Cam hisseleri için 2.39 TL hedef fiyatla yüzde 26 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Çimsa: 2014’te satış gelirlerini 2013’ün eş dönemine göre yüzde 15 artırarak 1 milyar 94 milyon hasılat elde etti. Çimsa’nın navlun fiyatlarının gerilemesiyle maliyetlerde görülen artışın hasılata nazaran daha düşük olması brüt kar rakamına yansıması olumlu. İlgili dönemde şirketin ana ihracat

pazarları olan Suriye, Irak ve Libya’daki politik istikrarsızlık, yine Afrika ülkelerindeki hammadde ve üretim sorunları ile Rusya’daki jeopolitik risklere rağmen, Kuzey Amerika ve Mısır ön plana çıktı. Özellikle Mısır pazarının klinker ihracatı açısından ilk sırada yer aldığı görülüyor. Toparlanan ABD ekonomisinin Çimsa açısından fırsat olarak görülmesi de mümkün. ABD’nin beyaz çimento talebini karşılayabilmek amacıyla Mersin’deki gri ve beyaz çimento üretilebilen dönüştürülebilir fırında 2015 için sadece beyaz çimento üretilmesi planlanıyor. Öte yandan temettü verimi açısından da dikkatimizi çeken şirket, 2014’te yüzde 8 temettü verimi ile düzenli temettü verimi geleneğini bozmadı. 2014’te artan brüt ve faaliyet kar rakamlarının yanı sıra şirketin net kar rakamlarında görülen zayıflama bir defaya mahsus. Bu da 2013’te yapmış oldukları Sabancı Holding hisse satışından kaynaklanıyor. Geçen yıl toplam 14.4 milyon ABD Doları yatırım harcaması gerçekleştirilen Çimsa’nın yeni tesis ve projelerle birlikte özellikle faaliyet karlılığında artış yönünde beklentimiz mevcut. Çimsa hisseleri için 21.20 TL hedef fiyatla yüzde 34 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

 

Koç Holding: Enerji, otomotiv, finans ve dayanıklı tüketim malı sektörleri dahil olmak üzere geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. 2014’te Koç Holding’in bünyesinde bulunan Tüpraş’ın sıklıkla gündeme gelen ve tamamlanan fuel-oil dönüşüm projesinin bu yılın ikinci çeyreği itibariyle tümüyle
devreye girmesiyle 2015 yılı ve sonrası için karlılıkta ve rafineri marjlarında artış bekleniyor. Öte yandan Koç Holding’in kombine gelirlerinin yüzde 51 oranındaki payı enerji sektörüne ait. Yatırımların etkisini bu yılın finansallarında göstermesi beklenmekle birlikte grup, enerji sektörüne ilişkin bu yıl çok büyük bir yatırım planlamıyor. Bu da şirketin nakit akışında iyileşme beklentisi yaratıyor. Koç Holding’in konsolide net karında finans ve otomotiv sektörleri, sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 24 oranında etkili. 2014’te zayıflayan mali performansıyla karşımıza çıkan holdingin finans ve otomotiv sektörlerinde yer alan şirketlerinin 2015’te baz etkisi sebebiyle mali performanslarında iyileşme görülmesi mümkün. Koç Holding hisseleri için 13.65 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ