Akıllı Gündem

Otuz yaş sendromu!

“Eğer son birkaç yılda önemli bir fikrinizi değiştirip yenisini edinmediyseniz, hemen nabzınızı kontrol edin; ölmüş olabilirsiniz!” (G.Burgess)

Otuz yaş sendromu!

“Eğer son birkaç yılda önemli bir fikrinizi değiştirip yenisini edinmediyseniz, hemen nabzınızı kontrol edin; ölmüş olabilirsiniz!” (G.Burgess)

Yirmili yaşların gidişi çoğu kadını acıtır biraz. Hissettirmek istemese de davranışlarında ve hallerinde bu gerginliğin bir bocalaması ve yansıması mutlaka görülür. Belki o da adını koyamaz ama biz kadınlara otuzlu yaşlardan sonra bir haller olur. Depresyon desen değil, yaşlılık psikolojisi desen tam olarak değil, vücut elden gidiyor gerginliği desen değil. Yani ne olduğu tam olarak net değil.

Bu duygu değişimi bir ergenlikte bir de yirmililerden otuzlulara geçişte yaşanırmış ben tecrübe ettim. Aşması zor gibi görünse de biraz çaba ile üstesinden gelinmeyecek şey değil.

Evet, yaşınız otuz ise artık ne ileri ne geri bakma zamanıdır. Orta çizgide aldığınız en büyük karar bundan sonra hayatınızın kendi ellerinizle yarattığınız küçük mutluluklardan ibaret olması ve anda olmayı bilebilmektir. Peki, ne yaparak?

Huzur ile…
Aldığın gül suyu kokulu bir duşun ardından kremlerini sürmek.
Melisa çayı içmek…
Dışarı çıkmak, papatyaların arasında yürümek…
Altından şelale geçen bir köprünün üzerinde gözlerin kapalı akan suyun sesini dinlemek…
Kafanı gökyüzüne kaldırıp mavi dünyanın resmini çekmek…
Kuşlara gülümsemek, giden uçaklarla sevdiklerine selam göndermek…
Huzur ile…
Çocuk olmak, yaşın kaç olursa olsun, uçurtma uçurmak, abuk subuk hayaller kurmak.
Gülümsemek herkese ama herkese ve kırmamak kalpleri, incitmemek canlı olan her şeyi…

“Ben mutlu olmayı seviyorum çünkü benim tercihim bu.”

Evet, ben mutlu olmayı seviyorum ve kendi mutluluğumu kendim yaratıyorum. Tıpkı kendi mutsuzluğunu kendileri yaratan insanlar gibi. Bazı insanlar problem sever, sorun arar ve bu gönül isterse çok çabuk bulunur. Ben bir kahve içsem kokladığım kokusuyla tüm bedenime huzura hücum emrini verebilirim. Benim beynim bana bunu hep emreder. Hayat felsefesi bu olmalı insanın. Ben mutluyum…

Yazım kederinde boğulanlara huzur demetleri saçsın. Hayata bakan gözler, baktıkları karelerden iyi olan şeyleri alsın. Gerisini bırakın çöpçüler süpürsün. Ve sonsuz sevin. Sevin, sevdiğinizi gösterin. Yaşam akıp gidecekse, gençlik bir daha geri gelmeyecekse ben bu hayatı zindan etmem kendime. Siz de etmeyin!

Yaşım otuz, ne ileri ne geri bakma zamanı. Orta çizgide aldığım en büyük karar bundan sonra hayatın kendi ellerimle yarattığım küçük mutluluklardan ibaret olmasıdır.

KAYNAK: Kamuran Akdemir

 

Kaynak: gecce.com.tr

Bu içerik gecce.com.tr sitesinden alınmıştır. İçerik hakkındaki şikayetlerinizi ve kaldırma taleplerinizi iletisim@akilligundem.com mail adresine iletebilirsiniz.

ETİKETLER:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ