DOLAR
13,0691
EURO
14,8758
ALTIN
754,45
BIST
1.804
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağışlı
15°C
İstanbul
15°C
Yağışlı
Çarşamba Çok Bulutlu
12°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C
Cuma Sağanak Yağışlı
17°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
14°C

Klasik kol saatleri mi akıllı saatler mi

09.07.2017 14:55
A+
A-

Artık neredeyse akıllı saat üretmeyen teknoloji firması kalmadı. Her marka onlarca çeşit, rengarenk akıllı saatler üretiyor. Bu kervana Apple’ın da katılmasıyla birlikte, 15-20 bin dolarlık akıllı saatler teknoloji meraklılarının kollarını süslemeye başladı. Peki akıllı saatlerin bu kadar çok gelişmesi klasik mekanik kol saatlerini tamamen ortadan kaldıracak mı?  Yoksa insanlar, “2-3 günde ben saat filan şarj edemem, üstelik benim telefonumdaki özellikler bana yeter, bir de kolumda teknolojik bir cihaz istemem” mi diyecek?

TAG Heuer ve Breitling gibi lüks markaların da yeni teknolojiyi kullanarak akıllı ve bağlantılı saatleri koleksiyonlarına eklemesiyle birlikte bu soru son zamanlarda hepimizin aklında yer etmeye başladı. Ancak geçmişte klasik saatler yeni yaratıcı modelleri yenmeyi başarmıştı. Kuvars ve dijital saatlerle birlikte birçok tüketici bu yıl, saat çekmecelerine akıllı saatleri de eklemek isteyecekler gibi görünüyor. Önceden de olduğu gibi yeni saatlerden alan müşterilerin çoğu, akıllı saatlerle klasik kol saatlerin yerini doldurmaya çalışmıyor; sadece saat seçeneklerini zenginleştirmek istiyorlar. teNeues’in yayımcısı olan kol saati uzmanı ve tarihçi Alman Gisbert Brunner’ın da The Watch Book’ta söylediği gibi: “Saatin lüksü ve uzun süreli değeri yeni çıkan ürünlerde asla bulunamaz.” Gerçekten de 2017 yılı klasik kol saati meraklılarının yılı olacak. Bruner’ın kitabında söylediği gibi hem modern hem de vintage klasik saat endüstrisi gün geçtikçe büyüyor. Ayrıca yüksek açık artırma fiyatları ve koleksiyoncuların ellerindeki ürünlerin değerinin artması da satışları destekliyor. Detroit menşeli Shinola, New York menşeli Autodromo ve Antwerp menşeli Ressence gibi bağımsız markaların pazara girişiyle birlikte saat yapımının en iyi İsviçre’de olduğu düşüncesini de çürütülüyor. Ocak’ın 18-22’sinde Cenevre’de gerçekleşecek olan yılın en büyük ve ilk uluslararası saat etkinliğinde piyasaya yeni giren üreticilerin ürünleri de tanıtılacak.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.