Akıllı Gündem

Kendi şarkılarımı dinlerken ağlıyorum

Yıllardır sahnelerde olan usta sanatçı Yeliz: “Tek bir eksiğim var, şarkı yazamıyorum ama ben de şarkıları konuşturuyorum. Zaten kendimi dinlerken ağlıyorum. Burnumun direğinin sızlaması lazım… Çünkü şarkıcı Yeliz’i dinliyorum”

Kendi şarkılarımı dinlerken ağlıyorum

Yıllardır sahnelerde olan usta sanatçı Yeliz: “Tek bir eksiğim var, şarkı yazamıyorum ama ben de şarkıları konuşturuyorum. Zaten kendimi dinlerken ağlıyorum. Burnumun direğinin sızlaması lazım… Çünkü şarkıcı Yeliz’i dinliyorum”

Uçaktan korktuğu halde hostes olmayı kafaya takan usta sanatçı Yeliz, İtalyan Lisesi’nde okurken kendisinden birkaç dönem büyük olan usta sanatçı Nilüfer ile arkadaşlığı sayesinde müzikle tanışmıştı. Okul yıllarında Nilüfer’in ‘Dünya Dönüyor’ adlı şarkısından etkilenip ‘Ben de şarkı söyleyeyim’ diyerek, Nilüfer’in yol göstermesiyle müzik yolculuğu başlayan, ‘Bu Ne Dünya Kardeşim’ ve ‘Yalan’ şarkılarıyla büyük sükse yapan Yeliz, şimdi de rahmetli Aysel Gürel’in sözlerini yazdığı ‘Bekle Yağmur Geliyor’ isimli şarkıyla sevenleriyle buluştu. Usta sanatçı, yeni şarkısı ve hakkında bilinmeyenlerle ilgili ‘GÜNAYDIN’a çarpıcı açıklamalarda bulundu…

‘Bekle Yağmur Geliyor’ isimli şarkınızla uzun bir aradan sonra tekrar müzikseverlerle buluştunuz. Yeni şarkılar için neden böyle uzun aralar veriyorsunuz, biraz tembel misiniz?
Hiç tembel değilimdir; tam tersi, bana verilen bir iş varsa onu sonuna kadar yaparım.

AYSEL BENİM UĞURUM

Bu devirde şarkı bulmak o kadar kolay mı?
Bu şarkı yıllardır cepteydi. Yıllar önce besteci Tamer Gürsoy, Aysel Gürel’i ziyarete gidiyor. Evde, buruşmuş bir kağıtta yazılı olan ‘Bekle Yağmur Geliyor’u görüyor ve “Ben bunu alıp bestelemek istiyorum” diyor. Tamer onu alıp oradan çıktığında aklına ben gelmişim. Yıllar önce bu şarkının demosunu yapmıştık ve Aysel’in dinleyip ağladığı son şarkısıydı.

Önceki şarkılarınız arasında da Aysel Gürel imzalı olanlar var. Kendisi sizin uğurunuz mu?
Evet, benim uğurumdur. Rahmetli doğum gününde hastanede yatıyordu ve ziyarete giderken, otriş ve taç almıştım. Ben onu, o beni severdi.

Siz de kendisi kadar çılgın mısınız?
Tabii, zaten buluşma noktamız o ve iyi ki öyleyiz. Ben şahsen deliyim, Aysel’de delilikte kraliçemizdi. Tek bir eksiğim var, şarkı yazamıyorum ama ben de şarkıları konuşturuyorum. Zaten kendimi dinlerken ağlıyorum. Burnumun direğinin sızlaması lazım… Çünkü şarkıcı Yeliz’i dinliyorum. Normal Yeliz ile şarkıcı Yeliz’i birbirinden ayırmayı başardım.

PANİK ATAĞIM VAR

İki kişi gibi yaşamak zor olmuyor mu?
Hiç zor değil, hayatınızda bir şeyleri aşarsanız bunu başarabilirsiniz.

Ev hanımı Yeliz, şarkıcı Yeliz’i eleştiriyor mu?
Eleştirmez olur mu, en çok paniğini eleştiriyor. Şimdi adı da moda oldu, şarkıcı Yeliz’de panik atak var. (Gülüyor) Ev halimde hiç bu huylarım yok. İşin hazırlık aşamasında stresim olur ama şarkımı okumaya başlayınca panik gider ve bin kere doğduğumu hissederim.

Siz sahneyi de seviyorsunuz, bırakmıyorsunuz hiç…
Konser de veriyorum, gece kulübünde de sahneye çıkıyorum. Çok şükür ki bunların hepsi bende var. Ben sahneyi seviyorum ama sahne de beni seviyor.

Yıllarca sabit bir mekanda çıkmanın mutlaka zorlukları da vardır. Mutsuz bir gününüzde bile sahneye çıkıp insanları eğlendirmeniz gerekmiyor mu?
Beş yıl önce bir çarşamba gecesi babamı toprağa koydum ama cuma günü sahneye çıktım. İyi ki sahne vardı ve babam da öyle olmasını isterdi. Acılıyken daha duygulu şarkı söylenebiliyor ama en ağırıma giden ayna karşısında makyaj yapmak oldu. Makyaj yapmak acıma küfretmek gibiydi.

SOKAK HAYVANLARI BENİM ÇOCUĞUM

Çocuğunuz olmadı ama hayvanları bir evlat kadar sevdiğinizi görüyorum. Hayvanlarla aranızdaki bağ kuvvetli mi?
Üç şeye dayanamam; bebekler, yaşlılar ve hayvanlar. Çünkü üçü de çaresiz, dilsiz ve korunmaya ihtiyaçları var. Dünya bir yana, hayvanlar bir yana… Keşke elimden daha fazlası gelse ama her akşamüstü sokak hayvanlarına mama dağıtıyorum. Bugüne kadar iki daire parasını onlara harcamışımdır ve anamın ak sütü gibi helal olsun. Keşke daha çok kazansak ve daha çok faydamız dokunsa.

Zor bir coğrafyada yaşıyoruz ve sıkıntılarımız da çok, ülke olarak yaşadığımız sıkıntılar size ne hissettiriyor?
Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada felaketler yaşanıyor. Bunlarla başa çıkmanın tek yolu birlik olmak. Sanatçı mı olursun, gazeteci mi olursun, doktur mu olursun bilmiyorum ama önce insan olmak gerekiyor. İyi insan olmayı deneyeceksin, çünkü korkunç bir dönemden geçiyoruz ama yanlışlar oluyorsa yumruğunu masaya vurmaktan korkmayacaksın.

YAŞIM ORTADA AMA RUHUM 18

Duygusal bir insan olmanıza rağmen; aşkınızı göz önünde yaşamıyorsunuz, sevginizi göstermiyorsunuz, kendi dünyanız var. Gözden uzak yaşamayı bilerek mi seçiyorsunuz?
Artık bilerek seçiyorum, çünkü huzur seviyorum. Şu an bir aşkım yok ama neden olmasın! (Gülüyor) Olması için dua ediyorum.

‘Kimine göre otomobil, kimine göre tatil… Artık aşkın fiyatı var!’ demişsiniz. Bu düşünce aşık olmaktan korkutmuyor mu sizi?
Ruhum 18 olsa da, yaşım ortada ve ne yaşamam gerekiyorsa yaşarım. Tecrübem olduğu için karşımdakinin niyetini anlarım ama tanımadan karar veremem.

Zor musunuz?
Zorum, aslında kolay da sayılırım. Aslında şifrelerim var ve onlar çözülürse çok kolayım ama çözülmezse dünyanın en zor kadını olabilirim.

Hiç kendinizden daha değer verdiğiniz biri çıkmadı mı karşınıza?
Çıktı tabii; zaten o gözyaşlarıyla, acılarla bu şarkılar okunuyor. Hatta aşktan yerlerde süründüğüm de oldu. Aşk benim için kavuşamamak ve yerde sürünmektir. (Gülüyor)

KİTAP YAZMAK İSTİYORUM

Merhametli misiniz?
Merhamet mi? Bu konuda tavan yapmış durumdayım. Mesleğimi çok iyi bilirim ama (sanat camiasını kastederek) bu âleme aklım hiç ermedi, ermediği için de çok mutluyum. Hem içindeyim, hem değilim ama içinde olduğum aşamaları bir gün kitaba dönüştürmeye karar verdim.

Öznenin kim olduğuyla ilgilenmiyorum ama yaşadığınız en büyük şok neydi?
Benimle ilgiliydi… İkinci evliliğimde Anneler Günü’nde bebeğimi kaybettim, 7 aylıktı ve Naz’ım olacaktı ama öldü. Gözlerim yine doluyor ama hayatımın en ağır olayı buydu. Bir daha da çocuğum olmadı.

Aslında evlilik yaşadığınız kişiler de rahmetli oldu. Belki de çocuğunuz babasız büyüyecekti…
Allah beni çok seviyor ve çok sevdiği insanı da sınarmış. O sınavdan da yüz üzerinden yüz alırsan seni ödüllendirirmiş. Ben de bunları yaşadım ve mesleki başarılarımla ödüllendiriliyorum. Mesela bir mekanı 10 sene boyunca her hafta doldurabilecek birini getirin bana, şapka çıkarayım.

 

Bu içerik sabah.com sitesinden alınmıştır. İçerik hakkındaki şikayetlerinizi ve kaldırma taleplerinizi iletisim@akilligundem.com mail adresine iletebilirsiniz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ