DOLAR
32,8262
EURO
35,6559
ALTIN
2.538,63
BIST
11.089,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
30°C
Perşembe Az Bulutlu
28°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C

Kayıtlara ‘intihar’ olarak girmişti kıskançlık cinayeti çıktı

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde intihar ettiği ileri sürülen ve hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybeden Özgül Zonturlu’nun, eşi Müslüm Abacıoğlu tarafından kıskançlık krizi sonucu öldürüldüğü ortaya çıktı.

Kayıtlara ‘intihar’ olarak girmişti kıskançlık cinayeti çıktı
23.01.2023 11:22
A+
A-

Siverek Devlet Hastanesi’ne 7 Aralık 2021 günü eşi tarafından götürülen ve ‘intihar etti’ denilen bir çocuk annesi 30 yaşındaki Özgül Zonturlu’nun ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı.

Diyarbakır Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, olay günü polis kontrol noktasında dur ihtarına uymayan bir aracın hızla bölgeden kaçmaya çalışması üzerine takibe alındığı, aracın Devlet Hastanesine gittiği ve koltukta kafasından vurulmuş bir kadının bulunması üzerine soruşturmaya başlanıldığı belirtildi.

“BİR ANDA ALDI VE ATEŞLEDİ ENGEL OLAMADIM”

Kadını hastaneye yetiştirmeye çalışan eşi Müslüm Abacıoğlu ifadesinde şunları söyledi:

“Kardeşim Mehmet ile arkadaşı Mustafa arasında sorunlar vardı, benim de canım sıkılınca eşim ve kızımla Şanlıurfa’dan Diyarbakır’daki evimize gitmek için yola çıktık. Eşim geri dönmek istediğini söyleyince geri döndüm.

Husumetli olduğum için aracımda namlu ağzına mermi sürülü silahım vardı. Silahı, takip edilebilirim diye el freninin yanına bırakmıştım. Eşim, kardeşimin arkadaşıyla olan husumetinden etkilendiği için bana, ‘Bu silahı alıp kafama sıksam herkes kurtulur. Sen de rahat edersin, kendimi öldüreceğim. Neden onlara hesap sormuyorsun, git vur onları’ dedi. Ben de kafasına takmamasını söyledim.

Kafasına bir şeyler takmıştı. Ben de ‘Dur sen sıkma, ben kendi kafama sıkayım’ dedim. Bu sırada eşim silahı alıp başına dayadı ve ben engel olmak isterken silah patladı. Ben de kontrol noktasında durmayıp vakit kaybetmeden eşimi hastaneye yetiştirmek istedim. 1 gün önce kaynanam eşimi arayıp ‘İnsana temiz ölüm lazım, ölüm kimin eline geçmiş’ dedi.”

İfadesi alınan kızları H.A da annesinin bir anda silahı alarak başına dayadığını, babasının engel olmak isterken silahın patladığını söyledi.

KIZIN İFADELERİ ÇELİŞKİLİ

Çocuğun ifadelerine itibar edilip edilemeyeceğine dair alınan ATK raporunda, ifadelerine itibar edilmesine engel herhangi bir psikiyatrik bozukluk veya hastalık saptanmadığı, ancak çocuğun muayene ve değerlendirmede verdiği çelişkili ifadelerin dikkat çektiği bildirildi.

“TORUNUM ‘BABAM ANNEMİ ÖLDÜRECEK’ DEDİ”

Müslüm’ün kardeşi Mehmet Abacıoğlu da tanık olarak alınan ifadesinde, “Mustafa ile alacak verecek meselemiz vardı. Mustafa ağabey, Müslüm’e benim onun eşiyle aramızda nasıl bir ilişki olduğunu sormuş. Ben de aramızda bir gönül ilişkisi olmadığını, bana iftira atıldığını söyledim” dedi.

Tanık Mustafa Akkafa da, “Müslüm ile eşi Özgül arasında uyuşturucu kullanmaktan sürekli tartışma vardı. Müslüm eşi Özgül için ‘Bunun dostu var. Beni aldatıyor’ diyordu. Evlerine gittiğimde Özgül kendini balkondan atmak üzereydi, onu son anda kurtardım” dedi.

Hayatını kaybeden Özgül’ün babası Özcan Zonturlu ise, damadının kızına şiddet uyguladığını, olay öncesi torununun da “Babam eve silah getirdi, anneme de bu silahla seni öldüreceğim” dediğini, kızıyla her görüşmesinde, “Baba benim sonum ölüm, bu adam beni öldürür” dediğini belirtti.

HUSUMETİ OLAN KİŞİ SİLAHINDA TEK MERMİ BULUNDURMAZ

Tanık ifadeleri ve toplanan delilleri bir bütün olarak değerlendiren Başsavcılık olayın tartışma sonucu silahın patlamasıyla meydana gelmediğini, kocasının kendisini aldattığı iddiasıyla kıskançlık krizi sonucu yaşandığını belirtti.

İddianamede, sanığın olay esnasında aracın tüm camlarının kapalı olduğunu belirtmesine rağmen araçtaki aramada kadının ölümüne neden olan mermiye ait boş kovanın bulunamadığına dikkat çekildi.

İddianamede sanığın “Benim husumetli olduğum kişiler var. Bu nedenle silahımın namlusuna atışa hazır mermi bulunduruyorum” dediği, ancak silahın şarjöründe başka mermi bulunmadığı, şayet husumetli olduğu kişilerden kendini korumaya çalışıyorsa silahın şarjöründe başka mermi olmaması ve silahın hem çocuğun hem de eşinin ulaşabileceği bir yere bırakmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığına vurgu yapıldı.

BOZUK SİLAHLA KİMSE KENDİNİ KORUYAMAZ

Kadının başındaki mermi girişinin sanığın oturduğu sol taraftan olduğu, araç içinde yapılan aramada 3 mermi bulunduğu, silahının bozuk olması nedeniyle mermilerin araç içine düştüğü şeklinde savunma yapmış olsa da, husumetli olan birinin bozuk silah taşımasının da makul olmadığına işaret edildi.

Araçtaki 3 merminin olay sırasında da düşmüş olabileceğine dikkat çekilen iddianamede, sanığın eşini girdiği kıskançlık krizi sonucu öldürdüğü ifade edildi. Sanığın yargılanmasına önümüzdeki günlerde Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.