DOLAR
32,8241
EURO
35,1444
ALTIN
2.496,65
BIST
10.761,22
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Az Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
30°C

Her 10 Tıp Öğrencisinden Biri Şiddete Maruz Kalıyor

Sağlıkta şiddete yönelik farkındalık için çalışan Lokman Hekim Sağlık Vakfı’nın (LHSV) yaptırdığı araştırma, Türkiye’de sağlıkta şiddet ile ilgili önemli bulguları ortaya koydu.

Her 10 Tıp Öğrencisinden Biri Şiddete Maruz Kalıyor
28.04.2024 17:36
A+
A-

İSTANBUL (İGFA) – “28 Nisan Sağlıkçıya Şiddete Hayır Günü” dolayısıyla yayınlanan araştırma raporuna göre her 10 tıp fakültesi öğrencisinden 1’i meslek hayatına başlamadan önce şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı.

Lokman Hekim Sağlık Vakfı (LHSV)’nın Nisan 2024’te Fütürist Araştırma ile yaptığı araştırma raporuna göre, şiddete uğrayan her iki öğrenciden biri tehdit edildiği ifade edildi.

Şiddet mağduru öğrencilerin yüzde 76’sı “bağırma”, yüzde 63’ü ise “psikolojik aşağılanma” ile karşı karşıya kaldığının belirtildiği araştırmada; şiddet eylemlerinin yüzde 22’sini “yumruk, tekme, tokat, el-kol bükme, kafa atma, boğaz sıkma, bir cisimle saldırma” gibi fiziksel saldırıların oluşturduğu görülüyor. Tıp fakültesi öğrencilerine yönelik sağlıkta şiddetin yüzde 2’si ise cinsel şiddet olarak ortaya çıktı.

Lokman Hekim Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Şeker, araştırmanın tıp fakültesi öğrencilerine yönelik çıktılarının oldukça kaygı verici olduğunun altını çizdi. Bu öğrencilerin meslek hayatlarına başlamadan sağlıkta şiddete maruz kalmalarının, mesleki motivasyonlarına, mesleğe olan bağlıklarına ve ideallerine ciddi şekilde zarar verebileceğini söyleyen Şeker, erken dönemde yaşanan olumsuz deneyimlerin, gelecekteki sağlık kariyerlerine yönelik tutumlarını olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Leyla Şeker ayrıca, yaşanan şiddet travmasının mesleki tatminlerini ve hastalarla iletişimlerini zedeleyebileceğini, bunun uzun vadede sağlık sektöründeki hizmet ve insan gücü kalitesini ve sayısını da olumsuz etkileyeceğini belirtti.

Bu arada vakfın Türkiye genelinde yaptığı araştırma raporuna göre, katılımcıların yüzde 84’ü sağlıkta şiddet denilince akıllarına ilk olarak “sağlık çalışanlarına uygulanan şiddetin” geldiği belirlendi. Araştırmaya katılan 10 sağlık çalışanından 7’si meslek hayatlarında sağlıkta şiddete maruz kaldığına dikkati çekilen raporda, “Yaşanan şiddet türlerinde psikolojik şiddet olarak bağırma yüzde 80 ile birinci sırada yer alıyor. En çok maruz kalınan ikinci şiddet türü yüzde 72 ile tehdit iken, onu yüzde 59 ile aşağılanma takip ediyor. Ayrıca çalışmaya göre her 4 sağlık çalışanından 1’i fiziksel şiddete maruz kalıyor. Katılımcıların yüzde 35’i fiziksel şiddet türlerine uğradığını belirtirken yüzde 10’u kesici alet veya ateşli silahla saldırıya uğradığını, yüzde 3’ü ise cinsel şiddete maruz kaldığını belirtiyor. Yapılan araştırmada sağlıkta şiddetin yüzde 55’inin hasta yakınları tarafından gerçekleşiyor” ifadeleri yer aldı.

Bu arada araştırmaya göre şiddete maruz kalan 10 sağlık çalışanından 6’sı, şiddet olayı sonrası “herhangi bir gelişme olmadığını, saldırganın yakalanamadığını belirtildi.

Saldırıya uğrayan her 2 sağlık çalışanından biri şikayetçi olmadığını söylerken, sadece yüzde 4’ü saldırganın yakalandığını ve cezanın tatmin ettiğini ifade edildi.

Beyaz Kod veren sağlık çalışanı ise sadece yüzde 1 olarak verilere girdi.

Araştırmaya katılan tüm katılımcılara “sağlıkta şiddete yönelik yasal düzenlemelerle ilgili bilgi sahibi olup olmadıkları da soruldu. Katılımcıların yüzde 46’sı bilgi sahibi olmadıklarını, yüzde 42’si duyduklarını ancak detay bilmediklerini söyledi. Bu oranın da farkındalık açısından düşük olduğunu ortaya çıkardı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.