Akıllı Gündem

Eylül ayında borsa ve doları neler bekliyor

Dolar endeksi son iki buçuk yıllık kanalın alt bandını test ederken, burası kırılmadan doları daha fazla açığa satmak riskli olacaktır. Borsada ise 105 bin-110 bin bandından çıkış yeni sert hareketleri tetikleyebilir. Terste kalan pozisyonlarda fazla ısrarcı olunmamalı…

Eylül ayında borsa ve doları neler bekliyor

Kurban Bayramı nedeniyle yaşanacak kısa hafta sonrasında eylül ayı ile birlikte piyasaları­mızda gündemin çok daha hızlı değişeceğini düşünüyoruz. İçeride açıklanacak ağustos ayı enflasyo­nu ile başlayacak ay içerisinde, Kuzey Irak’taki Irak’tan ayrılma­yı öngören bağımsızlık referan­dumu, Almanya’daki seçimler, Suriye’de son dönemlerde yeni­den operasyon söylemlerinin art­ması, Fed’in bilanço küçültme ile ilgili alacağı aksiyon­lar gibi önemli gün­dem başlıkları yer alı­yor. Tüm bu gelişmelerin yanında Borsa İstanbul’da son haftalarda görülen aşırı dalgalı yapı da eylül ayında önemli hareketler olabileğeğini işaret ediyor.

 

YABANCI İLGİSİ DEVAM EDİYOR

Kasım 2016’da Borsa İstanbul’da başlayan ve günümü­ze kadar devam ederek endeksi tarihi zirvelerine taşıyan yükseliş trendinde yabancı alımları önem­li ölçüde etkili oldu. Geçtiğimiz yıl yüzde 61.5 civarına kadar gerileyen yabancı takas oranı yüzde 66’ya kadar çıkarak, Mayıs

 

Borsa İstanbul’da 110.300 direnci izleniyor

Borsa İstanbul’un son dönemdeki hareketleri ile emsalleri­yle zaman zaman korelasyonunun azaldığı zaman zaman da yüksek betalı bir hisse görünümü sergilediğini söylemek yanlış olmaz. Kasım ayından beri yaşanan yükseliş trendinin endeksi taşıdığı seviyeleri göz önünde bulundurduğumuzda endeks için pahalı kelimesini kullanmak hala çok mümkün olmasa da zaman zaman kar realizasyonları olabileceği düşüncesini akıllardan çıkarmamak gerekiyor.

Son günlerde görülen yükseliş ile yeniden tarihi zirvelerine yaklaşan BIST-100 için izleyeceğimiz en önemli seviyeler yukarıda tarihi zirvelerin bulunduğu 110.300 civarı aşağıda ise yılbaşından beri devam eden yükseliş trendi ile geçtiğimiz hafta görülen dip seviyelerin bulunduğu 105-106 bin aralığı olacak. Kabaca 105 bin ile 110 bin aralığında bulunan bant içinden çıkış yeni sert hareketleri tetikleyebilir.

Bu nedenle bahsettiğimiz bu bant içinde alınacak kısa vadeli pozisyonlarda, bu kanalın dışına çıkılması durumunda terste kalan pozisyonlarda çok fazla ısrarcı olunmaması gerektiğini düşünüyoruz.

 

Dolar/TL’deki düşüş devam eder mi?

Yazının girişinde de bahsettiğimiz gibi eylül ayının gündemi oldukça yoğun. Ağustos ayı enflasyonu ile yıllık enflasyonun yeniden çift haneye çıkma ihtimali, Kuzey Irak’taki ayrılmayı öngören bağımsızlık referandumu, Almanya’da gerçekleşecek seçimler, Suriye’de yönelik artan operasyon söylemleri ve Fed’in bilanço küçültme ile ilgili alması beklenen aksiyonlar TL’nin değeri konusunda volatil bir ay yaşanma ihtimalini artırıyor. ABD’de siyasi belirsizliğin neden olduğu doların uluslararası piyasadaki değer kaybı süreci devam edecek olsa bile, bu gelişmelerin döviz sepetinin (0.5 euro+0.5 dolar) daha fazla aşağılara gitmesini engelleyebileceğini, eylül ayı ile birlikte gerek küresel piyasalardaki gerekse yurtiçindeki iyimserlik dalgalarının sonbahar aylarında bir miktar azalabiieceğini düşünüyoruz. Bu nedenle başta dolar olmak üzere kurlardaki geri çekilmelere karşı biraz daha temkinli yaklaşmak gerektiği kanaat­indeyiz. Geçtiğimiz haftaki düşüşüyle 3.45’in altını test eden dolar/ TL’de yakın vadedeki en güçlü destek 3.42’de bulunuyor. Teknik göstergelerin aşırı satımı işaret ettiği kur için olası tepkilerin kuv­vet kazanabilmesi 3.4750 üzerindeki kapanışlara bağlı. Yaşanan son
düşüşün Trump’ın azli, ya da bütçe tavanının artırılmaması ve bunun neden olacağı bir not kaybı gibi ABD kaynaklı çok büyük bir siyasi belirsizlik oluşmayacağını düşünenler için alım fırsatı oluşturacağını düşünüyoruz.

2013’ten sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. Yabancı takas ora­nındaki artışta, BIST’in 2015 ve 2016’daki gelişmeler neticesinde aşırı iskontolu hale gelmesinin ve bu yıl bu risklerin büyük oranda ortadan kalkmasının etkili olduğunu düşünüyoruz. Bu durum Türkiye’nin risk primlerine yansımış durumda. Geçen yıl 300’ün üzerini test eden beş yıllık CDS primleri son haftalarda 175’in altına geriledi. Bu da Türkiye’ye yönelik risk algısındaki iyileş­menin en net göstergesi. İyileşen risk algısı da sermeye girişlerini tetikleyen en önemli etken. CDS primleri, eylül ayı dahil yılın geri kalanında TL varlıklar için en önemli göstergelerden birini oluştu­ruyor. Buradaki gelişmelerin gerek Borsa İstanbul’da gerekse TL üzerinde en belirleyici etken olacağını düşünüyoruz.

 

DOLAR ULUSLARARASI PİYASADA KAN KAYBEDİYOR

Son aylarda ABD’de zayıflayan ekonomik verilerle birlikte Trump yönetiminin oluşturduğu güvensizlik ve belirsizlik doların kan kaybetmesine neden oluyor. Bu dönemde Fed’in de şahin olarak nitelendirilebilecek söylemlerini askıya alması, doların başta euro olmak üzere gelişmiş ülke para birimleri karşısında hızla erimesine neden oluyor. Trump öncesinde Fed tarafından
yapılan açıklamalarla ana hatlarıyla 92-100 aralığında bulunan bir kanal içinde dalgalanmasına müsaade edilen dolar endeksi (DXY) Trump’ın seçilmesinin ardından 104’e kadar yükselmişti. Trump’ın başkanlık koltuğuna oturması ile birlikte söylemlerinin değişerek doların güçlü olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmeye başlaması, verilerdeki bozulma ve Trump yönetiminin devamına ilişkin endişelerin artması doların hızla değer kaybet­mesine neden oldu. Ağustos ayı içinde en düşük 92.54’ü gören dolar endeksi böylece son iki buçuk yılın kanal dibine gerilemiş oldu. Bu kanalın alt bandının oluşturduğu desteklerin çalışıp çalışmaması kısa vadede ABD’deki siyasi durumun netleşmesine bağlı. Piyasalar şu an ABD’deki siyasetin işlerliğinin tamamen durma noktasına gelebileceğini fiyatlama eğiliminde. Yani olası en kötü senaryoya karşı bir pozisyon alma eğilimi söz konusu. Bu konudaki sıkıntıların aşılabileceğine yönelik bir ipucu ani yukarı yönlü hareketlere neden olabilir. Bu nedenle dolar endeksi son iki buçuk yıllık kanalın alt bandını test ederken, burası kırılmadan doları daha fazla açığa satmanın riskli olacağını düşünüyoruz.

Üzeyir Doğan / Para Dergisi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ