Akıllı Gündem

Enerjisa “Beş yılda Türkiye’nin en büyük şirketi olacağız

Sabancı Holding, beş yılda Enerjisa’yı Türkiye’nin en büyük şirketi yapmayı hedefliyor. Bugün 12 milyar TL cirolu enerji grubunda yatırımlara devam eden Sabancı Holding’in Enerji Grup Başkanı Mehmet Göçmen, “Enerjisa 9 bin kişinin çalıştığı, ülkemizin en büyük kumullarından biri ki, ben iddia ediyorum, beş yıl sonra Türkiye’nin en büyüğü olacağız” diyor.

Enerjisa “Beş yılda Türkiye’nin en büyük şirketi olacağız

Enerji sektörüne son 10 yıllık süreçte 11 milyar dolar yatırım yapan Sabancı Holding, bankacılıktan sonra en büyük net varlık değerine sahip olduğu bu işte iddialı. Dağıtımda 14 ilde 20 milyon kullanıcının elektriğe erişimini sağla­yan, perakende satışta ise 9 milyon müşteriden oluşan büyük bir port­föyü yönettiklerini söyleyen Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Mehmet Göçmen, Enerjisa’nın beş yıl sonra Türkiye’nin en büyük şirketi olacağını söylüyor. 2016 yılını yaklaşık 12 milyar TL ciro ile kapatan enerji grubunun önümüzdeki süreçte talebe yönelik yatırımlara ağırlık vereceğini kaydeden Mehmet Göçmen, grubun gelecek viz­yonunu Ekonomist e anlattı:

Sabancı Holding son yıllarda en çok enerjiye yatırım yaptı. Sabancı’nın enerji sektöründeki varlı­ğından ve vizyonundan bahseder misiniz?

Sabancı Holding in bankacılıktan sonra en büyük işi enerji. Toplam net varlık değeri içinde enerjinin payı yüzde 18. Ciro ve kârlılıklarda da benzer noktaları hedefliyoruz. Biz enerjiyi Türkiye için çok stratejik bir sektör olarak görüyoruz ve daha güvenli, rekabetçi ve sürdürülebilir bir enerji geleceğine yönelik adımların içerisinde olmaya devam etmeyi hedefliyoruz.

Enerjide büyüme stratejiniz nedir?

Öncelikle enerji sektörü son 15 yılda çok hızlı bir yatırım dönemi geçirdi. Elektrik sektöründe 70 mil­yar dolar yatırım oldu, bunun 11 mil­yar dolarını Enerjisa olarak biz yaptık. Tabii, ülke genelinde yapılan yoğun yatırımlarla bu noktada bir kapasite fazlası oluştu. Biz artık büyük ölçekli üretim tarafına değil, değer zincirinin sonraki halkalarına daha fazla odak­lanmak gerektiğini düşünüyoruz. Artık talebi yönetecek, verimi öne çıkaracak yatırımlar gerekiyor.

Bu nasıl olacak?

Talebi yönettiğinizde üretim de daha esnek olabilir. Tabii bunun için hem kullanıcı hem de şebekelerin akıllı olması gerekiyor. Dolayısıyla bir teknoloji modelinden diğerine geçebilen, bunu başarıyla uygulayan şirketler, geleceğin enerji şirketleri ola­cak. Biz de üretim tarafındaki büyük yatırımlarımızı tamamladık. 3 bin 600 megavata geldik, özel sektördeki en büyük üretim portföyüne sahibiz. Yeni dönemde, bir yatırımcı olarak şebeke ve müşterilere yönelik yatırımlara daha fazla ağırlık vereceğiz.

Bu yıl yatırım tutarı ne olacak? Yatırımları nereye yapacaksınız?

Bu yıl en az 1,5 milyar TL yatırım yapmayı planlıyoruz. Bu rakamın 400 milyon TL kadarını üretim tarafında kullanacağız. 1 milyar TL’nin biraz üzerinde de şebeke yatırımı yataca­ğız. Şebeke yatırımları, üç dağıtım şirketimizin yapacağı yeni hatlar, yeni trafolar ve kentleşmeyle birlikte şebe­kenin artan ihtiyaçlarını karşılayacak iyileştirmeleri kapsıyor. Amacımız yeni büyük üretim yatırımlarından ziyade müşteriye değer yaratan, konfor sağla­yan yatırımlara öncelik vermek.

Yenilenebilir enerjide nasıl bir yatırım gündeminiz olacak?

Yenilenebilir enerji de bizim için çok önemli bir alan. Mesela güneş enerjisi tarafı gelişime çok açık. Bu alanda iki türlü uygulama var. Ya büyük bir güneş enerjisi tarlası yapa­bilirsiniz, ya da konutlar, hastaneler, sanayi tesisleri gibi tüketim noktala­rının çatılarında yerinde tüketilmek üzere enerji üretimi yapabilirsiniz.

Dünyada bu çok yükselişte olan ve tüketiciye değer yaratan bir trend. Yenilenebilir enerji, belirttiğim gibi, önceliklerimiz arasında olacak. Talep tarafı yönetimine odaklanacağız. Bu, Türkiye’nin uzun zamandır ihmal ettiği bir alan. Bu noktada 2017 pla­nımızda gemiyi, volatilitenin yüksek olduğu bu dönemde sağlam bir rotada yüzdürmeye devam edeceğiz. Enerjisa 9 bin kişinin çalıştığı, ülkemizin en büyük kurumlanndan biri ki ben iddia ediyorum, beş yıl sonra Türkiye’nin en büyüğü olacağız.

En büyük derken cirodan mı bahsediyorsunuz?

Sadece ciro değil, net varlık değeri, kârlılık olarak da pırıl pırıl bir şirket olacak. Gerek sermaye piyasalarının, gerekse tüm paydaşların beğenisini kazanan, sektörün en itibarlı kurumu konumunu daha da pekiştirmiş bir şirket olacağız, önceliklerimiz, müş­terilerimize değer yaratacak yatırım­lara yönelmek, tüketiciler için çeşitli teknolojik enerji çözümlerini hayata geçirmek ve karşımıza çıkan stratejik fırsatları değerlendirmek olacak. Bunu sektördeki büyüme fırsatına işaret etmek için söylüyorum. Kısa vade ile sınırlı olmayan bir potansiyel bu.

2016’da cironuz ne oldu? 2017 yılı büyüme hedefi nedir?

Enerjisa olarak elektrik değer zinci­rinin tüm aşamalannda varız. Üretimde en büyük özel sektör oyuncusuyuz. Üretim portföyümüzün yüzde 55’i yerli ve yenilenebilir enerji kaynakla­rına dayalı. Ticarette Türkiye elektrik piyasasındaki en büyük hacmi yöne­tiyoruz. Dağıtımda 14 ilde 20 milyon kullanıcının elektriğe erişiminin alt­yapısını sağlıyoruz. Perakende satışta 9 milyon müşteriden oluşan büyük bir portföyü yönetiyoruz. Perakende satış, dediğim gibi, büyüyecek. Ciro olarak bakıldığında ise 2016 için tah­mini 12 milyar TL’yi geçeriz. Bu yüzde 10 üstü büyüme demek. Bu yıl için çok büyüme iddiamız yok. Bulundu­ğumuz noktayı konsolide edip yönü­müze karar vereceğiz. Ama 2017 de yine yüzde 10-15 arası bir büyüme olur. 2017’dc bilançoya dikkat etmek gerekiyor.

Grubun 11 milyar dolar yatırım yaptığını ifade ettiniz. Bu dönemde borçluluğu nasıl yönettiniz?

Bana göre, riski en doğru şekilde yönetmenin kritik olduğu bir ekmem­den geçiyoruz. Enerji sektörüne bakacak olursak, yüksek borçluluk sektörün en önemli sorunu. Son donemde kur­larda yaşanan yüksek artış, bunu daha da kritik hale getirdi. Biz risk yöneti­mine büyük önem verdik. Kanımca Enerjisa’da bunu iyi şekilde yönettik.

Döviz kurlarındaki artış nasıl yönetildi?

Dağıtım ve perakendede bütün borçlarımız TL cinsinden. Dağıtım özel­leştirmeleri dolar üzerinden yapıldı, biz satın alma kredilerini en başından TL’ye döndürmüştük. Dağıtımda geçen yıl enflasyona endeksli tahvil çıkardık. Hatta bu uygulamamızla önemli bir ödül de aldık. Tahvil ihracında aldı­ğımız borç enflasyona endeksli. Dağı­tımda regülasyona tabi gelirlerimizde enflasyon endeksli. Dolayısıyla işin yan­sında doğal bir hedge sağlamış okluk. İşin diğer yansında, yani üretim tara­fında ise borcun tamamı Euro. Burada satışlarımızın üçte ikisi ise yenilenebilir enerjiye dayalı, yani dolar bazında alım garantili YEKDEM mekanizmasında. Euro ve dolan da birbirine hedge ettik. Bunlar sizin borçlanma maliyetlerinizi belki yükseltiyor ama zor günlerde de sizi koruyor.

Sibel Atik / Ekonomist

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ