Akıllı Gündem

Dolardaki düşüş nereye kadar devam eder

FED stresi geride kaldı. TCMB’nin sıkı duruşunu teyit etmesi doları 3.60’a çekti. Düşüş şubat ayında görülen 3.56 dipleri yeniden gündeme getirebilir. Ne var ki teknik olarak görülebilecek bu seviyelerin kalıcı olması zor…

Dolardaki düşüş nereye kadar devam eder

Türkiye’de 16 Nisan’da gerçekleşecek olan Anayasa Referandumu öncesinde piyasalar için en kritik viraj olan FED faiz artışı, kurumdan gelen ılımı açıklamalarla hasarsız bir şekilde atlatıldı. FED beklendiği gibi faizleri 25 baz puan artırırken, toplantı sonrası yapılan açıklamalar yılın geri kalanında beklendiği gibi en fazla iki (yılın geri kalanı için üç ihtimali zayıfladı, bir ihtimali ise masaya geri geldi) faiz artışını işaret etti. Ekonomik koşulların iyiye gittiğini vurgulayan Yellen, para politikasının gevşek kalmaya devam edeceğini vurguladı. FED’in nötr duruşa doğru hareket etmesinin uygun olduğunu ve ‘nötr faiz oranı’nın yüzde 1 civarında olduğunu vurgulayan Yellen, enflasyon içinse hedefin “simetrik” olduğunu, hedefin hatifçe aşılmasının sorun teşkil etmeyeceğini açıkladı.

“NÖTR FAİZ ORANI” VE “SİMETRİK ENFLASYON HEDEFİ”

15 Mart’taki toplantının ardından FED Başkanı Yellen yaptığı açıklamada, ekonominin potansiyel büyüme ve hedeflenen enflasyon düzeyinde olmasını sağlayan faiz oranım ifade eden “nötr faiz oram” ifadesini kullandı. Bu oranın yüzde 1 civarında olduğunun vurgulanması ve enflasyon hedefinin simetrik olduğunun, hedefin hafifçe aşılmasının sorun teşkil etmeyeceğinin ifade edilmesi faizlerin çok hızlı artırılmasının düşünülmediği şeklinde yorumlandı. Gelen bu açıklamalar bir süredir tedirgin bir bekleyiş içinde olan gelişmekte olan ülkelerin de rahat bir nefes almasını sağladı.

FED’in faiz artışının ardından oldukça yumuşak bir ton kullanmasında ABD Başkanı Trump’ın seçim öncesi vaatlerini uygulamaya almasının gecikeceği beklentisinin etkili olduğunu düşünüyoruz. Sağlık reformu konusundaki çalışmaların uzaması, vergi indirimleri ile ilgili düzenlemelerin de sağlık sistemindeki düzenlemenin ardına bırakılması. ABD ekonomisinin Trump etkisi ile çok hızlı büyüyebileceği beklentisi biraz ötelenmiş oldu. Bu ötelenme FED?in kademeli faiz artışı için daha uygun bir zemin oluşturdu. FED toplantısı sonrası söylemlerin sertleşmemesi, piyasa üzerindeki stresin azalmasına katkı sağladı. Buna rağmen TL’deki hareketi göz ardı edersek, bu kararın ardından doların, gelişmekte olan para birimleri karşısında dramatik bir değer kaybından bahsetmek de mümkün değil. TL’nin bu süreçten en fazla değer kazanan para birimlerinden biri olarak çıkmasında, FED’in ardından TCMB’nin aldığı kararlarında etkisi büyük.

[colored_box color=”eg. blue, green, grey, red, yellow”]

Dolar/TL’de hedef neresi?

Dolar/TL’de geçtiğimiz hafta yaşanan düşüş, şubat ayında görülen 3.56 civarındaki dipleri yeniden gündeme getirdi. Haftayı 3.62 civarından kapatan kurun gitgide daralan bir üçgen içinde hareket ettiği görülüyor. Bu harekette 3.61- 3.62 ilk önemli destek bölgesi iken, bu seviyenin altında 3.56 hatta 3.50 civarı gündeme gelebilir.

Ancak mevcut konjonktürde doların uluslararası piyasada sert bir şekilde değer kaybetmesine neden olacak bir gelişme yaşanmadığı sürece, teknik olarak görülebilecek bu seviyelerde kalcı olunmasının zor olduğunu düşünüyoruz.

Bu bölgede şubat ayının ortalarında olduğu gibi alımların kuvvetlenebileceğini düşünüyoruz. Kurlarda kısa vadede hareketin de aşağıda bahsettiğimiz bu seviyeler ile yukarıda güçlü direnç oluşmasını beklediğimiz 3.70-3.75 bandında gerçekleşeceğini düşünüyoruz.

Bu nedenle kısa vadeli işlemlerde 3.60 altındaki rakamların kademeli bir alım, 3.70-3.75 aralığındaki rakamlarında hedef seviyeler olarak izlenebileceğini düşünüyoruz.

[/colored_box]

TCMB SADECE GLP’Yİ ARTTIRDI

FED’in oldukça yumuşak bir ton kullanmasının ardından, TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından sadece Geç Likidite Penceresi (GLP) faiz oranında 75 baz puanlık bir artış kararı çıktı. FED öncesinde piyasada TCMB’nin bundan daha fazla bir adım atabileceği yönünde beklentiler olsa, FED sonrası bu beklentiler büyük oranda törpülenmişti. Bu nedenle TCMB’nin GLP’deki 75 baz puanlık artışı ve bunun yanında toplantı metninde enflasyon gerçekleşmeleri ve sıkı duruş vurgusu, kurlarda FED sonrası başlayan düşüşü hızlandırdı. Gecikmeli kur etkisi ve gıda fiyatlarındaki Rusya kaynaklı baz etkisi nedeniyle enflasyonun çift hanelerdeki seyrinin bir süre daha devam edeceği beklentisinin TCMB tarafından da kabule dildiği görüldü. Bu kabul TCMB’nin ocak ayı toplantı notunda kullandığı “önümüzdeki dönemde para politikası kararlan enflasyon görünümüne bağlı olacaktır” yerine “Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecektir” ifadesini tercih etmesiyle de teyit edildi. TCMB’nin toplantı notunda kullandığı dil, enflasyon ile mücadele sürecinde kararlı olunacağı ve para politikasındaki sıkı duruşun korunacağı şeklinde değerlendirildi. Yapılan bu açıklamaların da etkisi ile haftaya 3.76 civarından başlayan dolar/TL haftanın son günü 3.60’a kadar geriledi.

KURLARDAKİ DÜŞÜŞ DEVAM EDER Mİ?

FED ve TCMB kararlarının ardından kurlarda başlayan düşüşün bu haftaya taşınıp taşınmayacağı merak konusu. Ocak ayı ortalarından itibaren TCMB’nin aldığı kararların kurlardaki volatiliteyi büyük oranda sınırladığını söylemek mümkün. Zaman zaman yurtiçi ekopolilik gelişmeler zaman zaman da başta FED politikalarına yönelik açıklamalar olmak üzere yurtdışından gelen elki ile dalgalanan dolar/TL’nin. TCMB’nin sıkı duruşu sonrası emsallerine göre daha fazla satılması için bir gerekçe kalmadığını, GLP’dc yapılan son faiz artışının da bu dengeyi korumaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. TC MB’nin faizler tarafındaki sağladığı bu dengenin kurlarda en azından referandum sürecine kadar daha stabil bir görünüm oluşmasını sağlayacağını düşünüyoruz.

Perşembe günü alınan faiz kararının ardından Cuma günü TCMB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti (AOFM) yüzde 11.29’a çıktı. FED’in mart ayında faiz artışının beklentilerde tam anlamıyla yansımasından önce (yaklaşık iki hafta önce) AOFM yüzde 10.30- 10.40 aralığındaydı. FED’in 25 baz puanlık faiz artışının ve ay başında açıklanan çift haneli enflasyon rakamının TCMB fonlama maliyetine yansıması yaklaşık 90 puan oldu. Fonlama maliyetindeki bu artış, TL’nin değer kazanmasındaki ana etken konumunda. FED’in yakın zamanda yeni bir faiz artışı düşünmüyor olması birkaç aylık süre içinde, siyasi ya da jeopolitik risklerde bir artış yaşanmaz ise. yeni bir faiz artışına ihtiyaç duymadan TCMB’nin kuru etkileme gücünü artırdı.

[colored_box color=”eg. blue, green, grey, red, yellow”]

Borsa İstanbul’daki sıkışma devam ediyor

Geçtiğimiz hafta kurlarda görülen sert düşüşlere karşın BIST’in daha temkinli bir haftayı geride bıraktığını gördük. Hafta içinde FED sonrası açılışta görülen boşluğu göz ardı ettiğimizde işlem saatleri içinde oldukça dar bir bantta seyreden seanslar izledik.

Son günlerde piyasa üzerinde baskı oluşturan FED ve TCMB toplantılarının önemli bir etkisinin görülmediği endekste, bu hafta haftalık rutin veri takviminin oldukça sakin olması teknik dinamiklerin daha fazla dikkate alınmasına neden olabilir. BIST- 100’ün önceki hafta 89.500’ü kurduktan sonra yukarı yönlü hareketinin kısa sürmesi buradaki yorgunluğun bir sonucu. Bu hafta 89.500 endekste takip edeceğimiz en önemli referans noktası olacak. Bu seviyenin altında olacak kapanışlar orta vadeli en güçlü destek konumuna geçen 87.000’in test edilmesi ile sonuçlanabilir. Bu nedenle çok kısa vadeli işlemlerde bu seviyeye dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Endekste son bir buçuk aylık dönemde oluşan kanalın alt bandı olan 87.000’in kırılması durumunda düzeltme hareketinin çok daha sertleşeceğini düşünüyoruz. Geçtiğimiz hafta da ifade ettiğimiz gibi endekste 87.000-89.500 aralığında oluşan kanaldan önceki, son kanalın 82.000-84.000 aralığında oluştuğunu hafızalarda tutmakta fayda var. Aksi takdirde yani endeks 89.500 üzerinde kalmaya devam edecek olursa 87.000/89.500’deki kanal boyu kadar bir yukarı yönlü hareketle, önce 92.000 ve ardından tarihi zirvelerin bulunduğu 93.500 hedef konuma geçebilir.

[/colored_box]

Üzeyir Doğan / Para

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ