Akıllı Gündem

Dolar nereye kadar yükselir? Yıl sonu kaç olur?

Dolar nereye kadar yükselir? Yıl sonu kaç olur?

Trump’ın ABD başkanı seçilmesi ile ateşlenen dolar, tarihi zirvelere yükseldi. Dolar endeksi 100,50 puanı görmesiyle son 13 yılın en yük­sek seviyesini test etmiş oldu. Dolar endeksindeki yükseliş, gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde baskı ya­ratmaya devam ediyor. Hemen he­men tüm gelişmekte olan ülke para birimleri, dolar karşısında değer kay­bediyor. özellikle TL, Rus Rublesi ve Güney Afrika Randı’nın daha fazla de­ğer kaybettiğini izliyoruz. Gelişmek­te olan ülke piyasalarındaki görünüm ve güçlenen doların yanında içerde si­yasi faktörler, Türkiye için güçlü bir argüman olan AB’ye üyelik konusun­da yaşanan tartışmalar, dolar/TL’de yeni rekorları beraberinde getiriyor.

DOLARDAKİ REKOR SONRASI EKK KURUL TOPLANDI

Merkez Bankası nın faizde artırıma gitmeyeceğine yönelik beklentiler de buna eklenince 3,10, 3,20 3,30, 3,40 derken, yeni rekorların gündeme gelip gelmeyeceği tanışılıyor. Dolar kuru cuma gününü 3,38’den kapat­tı. Cuma günü Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında alınan ka­rarların kur üzerindeki etkisini bu haf­ta daha net göreceğiz. EKK toplantısı sonrasında “Ekonomi­mizin direncini artıracak reformlar hız­landırılacak. Reel sektörün desteklen­mesine yönelik adımlar devam ede­cek. Merkez Bankası fiyat istikrarı için tedbirler alacak” denildi. Ancak global piyasalarda doların güçlenme eğilimi sürüyor. Bu nedenle TL’deki toparlan­ma uzun soluklu olmayabilir. Bu du­rumda belli destek noktalarından tep­ki alımlan da gündeme gelebilir.

Sonuçta aracımıza koyacağımız benzinden kiramıza, çocuk bakıcıları­na ödediğimiz ücretlerden üretim maliyetlerine kadar hayatın her alanın­da ekonomiyi etkileyen dolardaki ar­tış günlük hayatta en çok konuşulan başlık haline geldi. Peki, neler oluyor?

Bu yükseliş daha ne kadar devam edecek? Yatırımcı ne yapmalı? Paranın uz­manları ile bu sorulara yanıt aradık. Bu­nun yanında son 10 yılda dolardaki ta­rihi yükselişleri analiz ettik.

0-2

YÜKSELİŞ ARTIK SINIRLI

öncelikle şunu söyleyelim. Ko­nuştuğumuz uzmanlar, dolar/TL’de yaşanan yükselişin bir bölümünü spekülatif buluyor. Evet, dünyada dolar değer kazanıyor. Ancak Türki­ye dolar karşısında parası en çok de­ğer kaybeden ülkeler sınıfında bulu­nuyor. 15 Temmuz darbe girişimi sü­recinde yaşanan döviz satışları gibi sa­tışların son yükseliş hareketinde ol­madığını gözlemledik. Yatırımcı bu­gün ‘kur biraz daha yükselir mi’ diye düşünüyor ve beklemeyi tercih edi­yor. Sığ piyasada arz da olmayınca kur yukarı hareket ediyor.

Bu nedenle, haberimizin tablola­rında da göreceğiniz üzere, dolar/TL yıl sonuna kadar 3,45’leri deneyebilir. Hatta bazı analizlerde, TL’nin reel olarak test ettiği dip seviyeler dik­kate alındığında, 3,60 seviyelerine işa­ret ediliyor. Ancak buranın daha aşa­ğılarında bir yerlerde, ağırlıklı olarak da 3,20-3,30 aralığında bir yerlerde denge seviyelerinin olabileceği yo­rumları yapılıyor.

DENGE NEREDE?

HSBC Stratejistleri, ABD’de yeni başkan seçilen Donald Trump’ın ge­lişmekte olan ülke para birimleri için yeni zorluklar yaratacağını belir­tiyor. Küresel ve yerel siyasi risk prim­lerinin daha kalıcı hale geldiğini an­latan HSBC’nin analizi şöyle: “TL’de piyasa hareketleri artan siyasi gerilimleri yansıtıyor. Piyasalar, cari açıkta ye­niden artış eğilimi, özel sektörün bü­yük döviz ihtiyacı ve Merkez Banka­sı’nın politika duruşu ile elindeki cep­hanesine daha fazla önem vermeye başladı. Dolayısıyla, TL tutmanın, daha çok carry trade amacıyla, doğru strateji olduğuna artık inanmıyoruz. 2016 ve 2017 yıl sonları için daha ön­ce sırasıyla 2,95 ve 2,85 olan dolar/TL kuru tahminimiz yeni durumda 3,25 ve 3,60 seviyesinde.”

MB NE YAPMIŞTI?

Burada kura Merkez Bankasının müdahale edip etmeyeceği de önem­li. Geçmiş yıllarda döviz satım ihalele­rinin yapıldığını görüyoruz. Hatta ge­rektiğinde sert faiz artırımları ile kura müdahaleler oldu. 2010’dan sonra bir­kaç kez bunu gördük. Yani “gevşek pa­ra politikası duruşu = TL’de değer kaybı = yükselen enflasyon = para po­litikasında zorunlu sıkılaştırma” den­klemi çalıştı.

Bu dönemde uzmanlar döviz sa­tım ihalelerinin olabileceğini söylü­yor. Ancak siyasi iradenin faiz artırı­mı konusundaki tercihleri nedeniyle bir faiz artışı konusuna şüpheyle ba­kılması, kuru yukarı taşıyan önemli bir unsur. Fakat dünyada gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının fa­iz artırma eğilimine girmeye başladı­ğını da hatırlatmak gerekiyor. Meksi­ka, politika faizini yüzde 4,75’ten yüz­de 5,25e çıkardı.

7

TRUMP ATEŞLEDİ

Bu konuya değindikten sonra ön­ce kurun neden buralara geldiğine ba­kalım. Doların özellikle ABD seçimle­ri sonrası Trump’ın başkan olmasıyla birlikte değer kazananının hızlandığı­nı görüyoruz. Dolar, Tmmp’un ekono­miyle ilgili söylemleri sonrasında FED in daha hızlı faiz artışı gerçekleş­tirebileceğine yönelik beklentiyle, hem gelişen hem de gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı değer ka­zanıyor. FED Başkanı Janet Yellen’in aralık ayında bir faiz artışı olabileceği­ne yönelik mesajları da doları yükseltiyor. Bunun yanı sıra özellikle FED’in 2017 yılında hızlı bir faiz artışı yapaca­ğına yönelik beklentiler de dikkat çe­kiyor.

FHD’den gelecek açıklamaların ABD Dolarının küresel bazdaki güç­lenmesini etkileyeceği vurgusunu yapan Integral Menkul Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu, “Yine Trump’ın açıklamaları da yakından izlenecek. İçerde ise TCMB’nin eylemleri, siyasi arenadaki tansiyon ve Musul gelişme­leri etkili olacak. Elbette Fitch’den ge­lebilecek açıklamaları da unutmamak gerekir” diyor

Yurtiçinde ise anayasa tartışmala­rı ve erken seçim beklentileriyle poli­tik risk sürecinin bir miktar yükselme­si de piyasaların takibinde oldu. TCMB kanadından bir hamle gelmeyeceği beklentisi de dolardaki yükselişi besledi. Sonuç olarak, bütün bu faktörler, dolar kurunda yaşanan yükselişte et­kili oklu.

8-1

MB FAİZ ARTIRIR MI?

Bundan sonraki süreçte kuru etki­leyecek gelişmelere bakıldığında, ABD’deki gelişmeler ve içerde Merkez Bankası’nın hamleleri yakından takip edilecek. Perşembe günü MB PPK top­lantısı var. Ata Portföy Stratejisi i Batuhan Özşahin’e göre, Trump’ın geniş­leyici politikalar uygulayacağı ama bunların sonuçlarının zaman alacağı görüşüyle dolar endeksinde 100’ün al­tına sarkma olursa, TL’deki baskı azalabilir. Merkez Bankası’nın ise kura müdahalede bulunmasını beklemeyen Özşahin, “Ancak Reel Efektif Kurada­ki gelişmeleri yakından takip edip en son silah olarak gerekli olursa faiz ar­tırımını kullanabileceğini düşünüyo­ruz. TL’deki değer kaybının geçişkenlikle 2017 enflasyon görünümünü bozacağını düşünürse, MB böyle bir proaktif adım atabilir” diyor.

Türkiye cephesindeki risklere dik­kat çeken IKON Menkul Değerler Ge­nel Müdürü Engin Kum, siyasi tartış­maların yanında AB ile ilişkilerde söy­lemlerin sertleşmesi ve restleşmeye va­ran ifadelere vurgu yapıyor. Kuru ya göre, bu durum da TL üzerinde baskı oluşturuyor. Çünkü ticaret ortaklanmızın çoğu Avrupa Birliği ülkelerinden. Bu durumun devam etmesi ülkeyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca TCMB’nin faiz politikalarına da değinen Engin Kum. “MB nin politikalan ilerleyen dö­nemde iyiden iyiye sorgulanmaya baş­layabilir. Amerikan 10 yıllık faizlerinin bu sertlikte arttığı şartlarda, TCMB’nin sıkı duruşunu marjinal olarak değiştir­mesi TL’de kayıpları arttırır” diyor.

12

NELER ETKİLİYOR?

Döviz kum için temel risklerin ağırlıklı olarak yurtdışı kaynaklı oldu­ğu yorumunu yapan ALB Forex Genel Müdürü Cihan Aluç’a göre, ABD se­çimleri sonrası mali politikaların dev­reye alınacağının duyurulması ile bir­likte enflasyon beklentilerinde oluşan artış, FHD’in faizleri 20P yılında seri bir şekilde artırmasına neden olabilir. Küresel filizlerde yaşanan yükseliş, özel sektörün yabancı para cinsi yükümle­rinin fonlama maliyetini yükseltirken borç döndürme imkanlarını da kısıt­layabilir. Aluç, “Merkez Bankası’nın sa­deleştirme politikasının geleceğine dönük takınacağı tutum da döviz ku­runu etkileyecek faktörlerden bir di­ğeri olacaktır” diyor.

öncelikle Merkez Bankası’nın ne yapacağı merak edilmekle birlikte iç ta­rafta tansiyonu düşürebilecek gelişme­lerin de olabileceği uzmanlarca ifade ediliyor. Ahlattı Yatırım (AHL Forex) Genel Müdürü Tuncay Karahan. ko­nuyla ilgili olarak, “Yuıtiçinde herhan­gi bir referandum beklentisinin siyasal bir konsensüs ile sonuçlanması, AB ile görüşmelerin tekrar bir takvim içeri­sinde devam etmesi ve Suriye. Irak sı­nır ötesi operasyonların bizim beklen­tilerimizi karşılayacak şekilde sonuç­lanması kuru olumlu etkiler” değerlen­dirmesinde bulunuyor.

FED NE YAPAR?

FED, olumlu veri akışının da etki­siyle. ABD seçimleri öncesinde dahi aralık ayında bir faiz artırımının işare­tini vermişti. Seçim sonrası Trump’ın ABD’de altyapı yatırımlanna ağırlık ve­rileceği yönündeki demecinin piyasa­lar tarafından ekonominin hızlı bir ısınmaya gidebileceği şeklinde okun­ması. 2017’ye dönük şahin bir FED fiyatlamasını beraberinde getiriyor.

Ekspres Yatırım Genel Müdürü Doğan Murat Ergin, bu şahin fiyatlamanın, küresel tahvil faizlerinde yaşanan yükselişle açıkça görüldüğünü söylüyor. Ergin, “FED’in aralık ayın­da tek faiz artırımına gideceği yönün­deki görüşümüzü, 2016 yılı mart ayından bu yana sürdürüyoruz” hatır­latmasını yapıyor. FED’in karar verir­ken ekonominin gereklerine göre ha­reket edeceğini söyleyen Ergin, “Ara­lık ayında 25 baz puanlık faiz artırımı neredeyse kesin gibi, önemli olan 2017 yılındaki faiz artırım sıklığı ile ya­pılacak açıklamalar” diyor.

Talip Yılmaz / Ekonomist Dergisi

ETİKETLER:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ