DOLAR
8,5610
EURO
10,1207
ALTIN
495,99
BIST
1.358
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
32°C
İstanbul
32°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
33°C
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Sıcak
35°C

Değişimin Anahtarı “Kritik Kütle” ve “Yüzüncü Maymun Deneyi” (The Hundredth Monkey)

Değişim için bazı eşiklerin geçilmesi önemlidir. Ve en önemli kriter “Kritik Kütleye” ulaşılmasıdır. Değişimin bu denli hızlandığı dünyamızda “Kritik Kütleyi” iyi anlamanın önemi çok büyük

Değişimin Anahtarı “Kritik Kütle” ve “Yüzüncü Maymun Deneyi” (The Hundredth Monkey)
20.04.2021 16:16
0
A+
A-

Kritik kütleyi daha iyi anlamak ve 1952 yılında yapılan bir deneyi incelemek için pasifik okyanusunun güzel adalarına doğru bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?

Yüzüncü Maymun Deneyi

Yüzüncü Maymun Deneyi Ken Keyes Jr.’dan tarafından kaleme alınmış gerçek bir deneyin öyküsüdür. Bu deney pasifik okyanusunda yer alan Japonyanın Koshima adasında Macaca Fuscata türü maymunlar üzerinde otuz yılı aşkın süre boyunca bilim insanları tarafından yapılan gözlemi kapsıyor.

Bilindiği üzere maymunlar, yeme alışkanlıları ve davranışları ile insanlara en yakın olan hayvan türüdür. Bu deneyde, deneklerin maymun olması ilginç sonuçlar ortaya çıkarıyor.

Değişimin Anahtarı Kritik Kütle ve "Yüzüncü Maymun Deneyi" (The Hundredth Monkey)

Yüzüncü Maymun deneyi, bilim insanlarının 1952 yılında adadaki maymunların beslenmesi için kumların içerisine patates bırakmasıyla başlıyor. Patatesin tatlı tadı Macaca Fuscata maymunlarının hoşuna gitmesine karşın patatesin kumlu olması hoşlarına gitmiyor. Fakat patatesin tadını çok beğenmiş olmalılar ki patatesi kumlu şekilde yemeğe devam ediyorlar.

Bir gün, henüz on sekiz aylık olan İmo isimli dişi bir maymun kumlu olan patatesleri en yakın su birikintisinde yıkıyor ve o şekilde yiyor. Daha sonra İmo’nun yapmış olduğu bu davranışı annesi öğreniyor ve o da aynı şekilde patatesi yıkayarak yemeğe başlıyor. Bu davranış önce aile bireylerine yayılıyor. Daha sonra bunu gören diğer maymunlar da 1952-1958 yılları arasında patatesleri yıkayarak yemeyi öğreniyorlar. Burada ilginç olan durum ise bazı maymunların bu yeniliğe karşın halen kumlu patates yemeğe devam etmeleri oluyor. Fakat 1958’in sonbaharında Koshima maymunlarından yüz tanesinden doksan dokuz tanesi artık patatesi yıkayarak yemeği öğreniyor.

Değişimin Anahtarı Kritik Kütle ve "Yüzüncü Maymun Deneyi" (The Hundredth Monkey)

Yüzüncü maymunun patatesi yıkayarak yemeğe başlamasından sonra ise çok ilginç şeyler ortaya çıkmaya başlıyor. Aynı günün akşamında adadaki tüm maymunlar patatesi yıkayarak yemeğe başlıyorlar. Burada “Yüzüncü Maymun” patatesi yıkayarak yemeye başlaması kritik eşik noktasını oluşturuyor. Yani öğrenme, bilme gibi davranışlar belirli bir sınırı aştıktan sonra yeni bir bilinç süreci ortaya çıkıyor ve hızla yayılıyor.

Bu olaydan sonra asıl şaşırtıcı sonuç ortaya çıkıyor. Adayla doğrudan bir ilişkileri olmadığı halde, diğer adalardaki maymun kolonileri de aynı anda patateslerini yıkayarak yemeğe başlıyorlar.

“Yüzüncü Maymun Fenomeni” Duke Üniversitesi‘nden Doktor J.B. Rhine tarafından değişik deneylerde tekrarlanıyor. Ve her deneyde aynı sonuçla karşılaşılıyor.

Morfogenetik Yapı ve Kritik Kütle (Kollektif Bilinç)

Değişimin Anahtarı Kritik Kütle ve "Yüzüncü Maymun Deneyi" (The Hundredth Monkey)Biyokimya profesörü Rupert Sheldrake hayatını “Morfogenetik Yapı” üzerine araştırmalara adamış bir bilim insanı. Morfogenetik yapı ise organizmalardaki karakteristik özelliklerin oluşumunu anlamına geliyor. Sheldrake çalışmasını otuz yıllık bir araştırma olan “Yüzüncü Maymun Deneyi”ne dayandırıyor. Adadaki 100 maymunun patatesi yıkayarak yemeğe başlamasının ardından, diğer adalardaki maymunların da patatesleri yıkayarak yemeğe başlamaları çalışmanın temellerini oluşturuyor. Burada sayı bir sınırı aştığında, diğer adalardaki maymunların da bu şekilde davranış sergilemelerine dikkat çekilerek, morfogenetik yapı nedeniyle maymunların aralarında iletişim kurdukları ileri sürülüyor. İşte bu duruma ise “Kritik Kütle” deniyor.

Tek bir kişinin adımını attığı değişimin, zaman içinde diğer kişilere de sıçramasıyla birlikte ulaşılan “Kritik Kütle” düzeyi tüm insanlığı etkileyen bir sıçrayış etkisi yaratabiliyor.

Tutuşturma Etkisi ve Eşik Değeri

İnsan beyninde ki nöronlar birlikte ateşlenerek yaşam için gerekli hareketleri sağlarlar. Bu hareketler fiziksel olabileceği gibi kimyasal ya da zihinsel bazda da olabilir. Bir hareketin meydana gelebilmesi için belirli sayıda ki nöron topluluğunun birlikte ateşlenmesi gerekir. Her hareket için bir eşik değeri söz konusudur. Ateşlenen nöron sayısı bu eşik değerine ulaşırsa hareket gerçekleşir. Sadece 1 nöron bile eksik kalırsa eşik değeri aşılamadığı için o hareket gerçekleşmez. Buna tutuşturma etkisi denir.

Örneğin, bir tırtılın kelebek olabilmesi için gerekli olan hayalci hücre sayısının eşik değerinin geçilmesi gerekir. Eğer bu eşik değeri bin ise ve tırtılda 999 tane bu hücreden varsa o tırtıl kelebek olamaz. Sadece bir hücre daha eklenirse ve sayı bin olursa o tırtıl kelebek olabilir. Yani eşik değer geçilmezse tırtıl kelebek olamaz. Görüldüğü üzere sadece 1 hücre, tırtılın kaderini değiştiriyor.

Burada dikkat edilmesi gereken ek bir bilgi de şudur; Tırtılın dönüşebilmesi için önce kendini sindirmesi gerekir. Tüm dönüşümler için de bu durum aynıdır. Toplumsal paradigma değişimlerinde de durum böyledir. Bu durum kötüye doğru olan hareketlerde de böyledir, iyiye doğru olan hareketlerde de böyledir.

Toplumsal olayların ateşlenmesi için de, insan beyninin gelişimi için de, kişisel ya da kollektif bilinç sıçramaları için de aynı şekilde eşik değerinin geçilmesi gereklidir. Eşik değeri geçilmedikçe tutuşma ve değişim gerçekleşmez.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.