Çatlayan topuklarınıza yumuşacık çözümler

10 Ocak 2017 Salı, 18:29
Çatlayan topuklarınıza yumuşacık çözümler

Yazın güneş ve denizden, kışın ise soğuktan kuruyup ayakkabıların içerisinde deforme olan ayaklarımız vücudumuzun diğer bölgelerine nazaran aslında daha çok bakıma muhtaçtırlar. Ancak söz konusu ayak bakımı olduğunda birazcık üşeniveririz.

Topuk çatlakları hem görünümleriyle hem canımızı yakmasıyla son derece rahatsız edici bir durumdur. Buna engel olabilmek içinse özellikle kış aylarında ayaklarımıza hak ettiği özeni göstermeliyiz.

Uzun süre geçmeyen topuk çatlağı probleminiz için hem doğal hem de pratik önerilerimiz var!

Hem uygun fiyatlarla hem de kolayca kendi kreminizi kendiniz yapabileceğiniz bu yöntemlerle kendinizi şımartmanın ve yumuşacık topuklarınızın tadını çıkarın. Üstelik kreminiz doğal olduğu için sorunu giderirken aynı zamanda cildinizi de besleyebileceksiniz. Yani bir taşla iki kuş..

Birbirinden pratik ve doğal tedavi yöntemleri :

⦁ Zeytinyağı her derde deva olması ile ünlüdür. Bu durumu sizde ayaklarınız için kullanabilirsiniz Zeytinyağı ve yulaf ezmesini karıştırıp ayaklarınıza maske halinde sürün ve yarım saat bekletin. Ayaklarınızdaki tüm çatlakların yok olduğuna şahit olacaksınız.
⦁ Soğuk suyun içine elma sirkesi koyup yarım saat bekletebilirsiniz.
⦁ Gül losyonu ile ayağınıza masaj yapabilirsiniz.
⦁ Bir miktar olgun muzu ezip topuktaki çatlak kısımlara sürün ve 15 dakika beklettikten sonra sürülen kısmı temizleyin. Bu işlemi yatmadan önce uygulayıp sabaha kadar bekleyebilirsiniz fakat bu durumda üzerine uygulanan ayağa koruma amaçlı çorap giymek gerekir. Bu uygulama da nemlendirici etki yaparak çatlakların kapanmasını hızlandırır.

Unutulmamalıdır ki topuk çatlakları tedavi edilmediğinde çatlaklar daha da derinleşip kanamaya ve enfeksiyona da yol açabilir. Bu özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireyler için tehlikeli olabilir.

Sağlıkla kalın..

Emel Erbaşlı

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz