Akıllı Gündem

BIST-100 tarihi zirvelerinde tutunabilecek mi

Endekste 109 bin altında kapanış olmadığı sürece 117 bine kadar olacak bir yükselişin önü açık. Kurda ise, 3.74-3.77 aralığından geçen ana trend desteği kırılmadığı sürece kısa vadeli geri çekilmeler alım fırsatı oluşturacak…

BIST-100 tarihi zirvelerinde tutunabilecek mi

Borsa İstanbul’un diğer piyasalardan ayrıştığı oldukça hareketli bir haftayı geride bıraktık. Ekonomi Bakanı Nihat Zcybekci’nin, “Paranın ilk giriş ve satış maliyetleri arasındaki kamu kaynaklı vergi gibi yükler sıfıra indirilmeli” şeklindeki açıklaması bankalarda kaynak maliyetlerinin düşeceği beklentisini artırdı. Bu açıklama gerek bankacılık kesimindeki vergiler gerekse karşılıklar tarafında indirimler olabileceği beklentisini artırdı. Bu durum son zamanlarda önemli ölçüde negatif ayrışan bankacılık sektörünün toparlanmasını sağladı. Bu açıklamadan sadece iki gün sonra da Başbakan Binali Yıldırım’m “KGF mütemadi olacak. KGF bundan sonra sürekli olarak piyasaya kaynak temin etmeye devam edecek” şeklindeki açıklaması da gerek bankalar gerekse reel sektör için büyümenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağı şeklinde yorumlandı. Borsa İstanbul’un ekim ayından kasım ayına geçerken yaşadığı coşkunun temelinde bu gelişmeler yer aldı. Haftanın son iki günü ise bankacılık endeksinde bu kazanımlarm büyük bir bölümü verildi. Buna rağmen BIST-100 Endeksi 111.292 ile haftalık bazda kapanış zirvesini gerçekleştirmiş oldu.

GÜNDEM YOĞUNLUĞUNU KORUYOR

Kasım ayına tarihi zirvelerinde giren BIST’tc bu ay devam eden üçüncü çeyrek mali sonuçları, gelecek ay açıklanacak büyüme verisi, ABD ve AB ile ilişkiler, İran’a yönelik ambargoların ihlali gerekçesiyle ABD’de devam eden davalar ve yakın coğrafyamızdaki çatışma ortamı takip edilecek başlıklar olacak. Dışarıda ise küresel ekonomik dengeler açısından kilit konumda olan Fed’in yeni başkanının kim olacağı, hakkmdaki davalar yeniden alevlenen Trump’ın başta vergi reformu olmak üzere ekonomideki vaatlerini yerine getirip getiremeyeceği izlenecek. Bununla birlikte Cuma günü açıklanan ve ağustos ve eylülden sonra ekim ayında da beklentileri aşarak yılın zirvesine ulaşan enflasyon rakamlarının başta kur ve faiz üzerinde olmak üzere yansımaları izlenecek.

Bu yoğun gündemin yanında Başbakan Binali Yıldırım’ın 7-11 Kasım tarihleri arasından ABD’de Başkan Yardımcısı Pençe ile gerçekleştirmesi beklenen görüşme piyasalarda speküle edilmeye aday. Yaşanan vize krizi sonrasında ilk kez bu kadar üst düzeyde bir görüşme gerçekleşecek olması bu toplantının önemini artırıyor. Diğer taraftan, yakın dönemde, basında, Türkiye ile ABD ve Avrupa arasındaki ilişkileri gerginleştirme potansiyeline sahip, kaynaklara dayandırılan ancak devamında yalanlamaların geldiği bazı haberlerin yer aldığı görüldü. Bu ziyaret sürecinde benzer haber kirliliğinin yurtiçi piyasalardaki oynaklığın devam etme riski göz önünde bulundurulmalıdır.

Bir önemli ziyaret de ABD Başkanı Trump’ın 3-14 Kasım tarihlerinde Japonya, Güney Kore, Çin, Vietnam, Filipinler ve Hawaii’yi kapsayan Asya turuna olacak. Son zamanlarda gündemin eğrisinde kalan Kuzey Kore gerginliğinin bu gezi döneminde yeniden alevlenme ihtimali oldukça yüksek. Geçtiğimiz hafta Kuzey Kore’nin yeni bir füze denemesine hazırlandığı yönünde ortaya çıkan haber akışı da bunun bir göstergesi oldu.

ENFLASYON DİZGİNLENEMİYOR

Son iki ayda beklentileri aşarak yıllık yüzde 11.20 seviyesine ulaşan TÜFE’de ekim ayında da yükseliş devam etti. TÜFE aylık bazda yüzde 2.08 artışla yıllık bazda yüzde 11.90 oldu. Manşet rakamlarda gözlenen bozulmaya ek olarak çekirdek enflasyon göstergelerinde de gözlenen bozulmanın hızlı bir biçimde devam ediyor olması, enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Aralık ayı itibariyle 2018 yılı ortalarına kadar baz etkilerinin lehe dönecek olması enflasyonda düşüş getirecek olsa da, beklentilerdeki ve çekirdek göstergelerdeki bozulmaya ek olarak TL’deki değer kayıpları olası düşüşleri ciddi ölçüde sınırlayabilir. TCMB’nin kasım ayında planlı PPK toplantısı olmasa da 30 Kasım tarihinde yayınlanacak olan yılın ikinci ve son Finansal İstikrar Raporu’nun tanıtılacağı basın toplantısında bir kez daha sözlü müdahale şansı bulunuyor. Kasım TÜFE’de anlamlı bir gerileme olasılığı mevcut durum itibariyle son derece zayıf bir olasılık. Bu da en azından aralık ayı enflasyon rakamlarında (ki Ocak 2018’de göreceğiz) baz etkisi görülene kadar TL’deki oynaklık ve kırılganlığın ön planda kalmaya devam edeceğini işaret ediyor.

 

ÖZETLE

Borsa İstanbul’un faiz ve kurdaki yükselişe rağmen yeni rekorlar kırmaya devam ettiği bir aya başladık. Yılın üçüncü çeyreği için ifade edilen çift haneli büyüme beklentileri, KGF’nin kalıcı hale getirileceği ve bankalardaki bazı kamu kaynaklı yüklerin azaltılabileceği yönündeki söylemler, güçlü gelmeye devam eden üçüncü çeyrek mali sonuçlan BIST’teki bu zirvelerin gerekçesi oldu. Bu pozitif gelişmelere karşın başta ifade ettiğimiz riskler ile kurlar ve faizlerin bu iyimserliği desteklemiyor hatta çok ciddi şekilde negatif ayrışıyor olması BIST’e karşı temkinli duruşumuzu korumamıza neden oluyor.

 

BIST-100 tarihi zirvelerinde tutunabilecek mi?

Borsa İstanbul ile faiz ve kur arasındaki korelasyonun koptuğu bir dönemden geçiyoruz. Bu nedenle kısa vadede bu üç ayrı enstrümanda ayrı ayrı strateji oluşturmanın daha sağlıklı olacağını düşünüyoruz. Orta vadede ise bu üçlünün yeni bir denge oluşturması bizce kaçınılmaz. Bu nedenle kurlar ve faizler yukarı yönlü hareketinde ısrar edecek olursa piyasanın bu üç sacayağından hisse senetlerinde yaşanacak bir geri çekilme ile bu denge sağlanabilir. Bu nedenle şu an için korelasyon kopmuş gibi görünse de orta vade için faiz ve kurlar tarafındaki gelişmeleri takip etmek gerekiyor. Ekim ayının son haftasında 107-109 bin aralığına sıkışan endeksin, bu sıkışma alanını çok yüksek bir hacimle yukarı yönlü kırması ile kasım ayma sert bir yükseliş ile başladığını gördük. Bu yükseliş BIST-100’de son üç aylık dönemde oluşan ters omuz-baş-omuz formasyonunun boyun çizgisinin de yüksek hacimle kırılmasını sağladı. Bu hareket ile endekste yeniden 109 bin altında kapanış olmadığı sürece 117 bine kadar olacak bir yükselişin önü açılmış oldu. Geçtiğimiz hafta yüksek hacimle gerçekleşen bu kırılmanın ardından endeks yeniden herhangi bir gerekçe ile 109 binin altına sarkacak olursa orta vadeli görünüm de ciddi bir bozulma olacaktır. Bu nedenle 109 bini kısa vadeli stop loss seviyesi olarak izlemek gerektiğini düşünüyoruz.

 

Dolar/TL’de yükseliş devam eder mi?

Dolar/TL’nin eylül ayı ortalarından başlayan yükseliş trendi son haftalarda doların uluslararası piyasada yükselişe geçmesinin de etkisi ile devam ediyor. Diğer gelişmekte olan ülke kurları ile kıyasladığımızda da TL’nin biraz daha negatif ayrıştığını söylemek mümkün. Bu gelişmelerde vize krizi, içeride yükseliş eğilimini koruyan enflasyon ve haber kirliliğinin etkisi yüksek. Kurda izleyeceğimiz ilk önemli destek 3.82 iken bu seviyenin altında ana trend desteği bu hafta 3.74-3.77 arasında yükselen bir eğime sahip. Bu trend desteği kırılmadığı sürece kurda kısa vadeli olarak geri çekilmelerin alım fırsatı oluşturacağını düşünüyoruz. Yukarı yönlü hareketlerde ise ilk önemli direnç noktamız geçtiğimiz tarihi zirvelerin bulunduğu 3.90-3.95 aralığı olacak.

Üzeyir Doğan / Para Dergi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ