DOLAR
8,5213
EURO
10,1036
ALTIN
494,42
BIST
1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
37°C
İstanbul
37°C
Sıcak
Cumartesi Gök Gürültülü
30°C
Pazar Parçalı Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C

BİST-100 endeksinin düşüşünde hangi strateji ve hangi hisseler öne çıkıyor

Risklerin yüksek olduğu ve BİST-100 endeksinde aşağı yönlü hareketlerin izlen­diği süreçte analistler hangi stratejiyi ve hisseleri öneriyor.

BİST-100 endeksinin düşüşünde hangi strateji ve hangi hisseler öne çıkıyor
01.10.2017 23:58
0
A+
A-

Endeks ile korelasyonu yüksek 7 hisse

Endeksteki düşüşe rağmen analistler büyüme ve enflasyon hedeflerinin gerçekleşmesinin Borsa İstanbul’u pozitif etkileyebileceğini söylüyor. Endeksteki olası iyimser havadan birçok hisse ve sektör olumlu etkilenebilir…

2018-2020 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), 27 Eylül Çarşamba günü açıklandı. OVP hedeflerine ulaşmak için hükümet ye­ni bir torba yasa hazırladı. Yasada harcamalara yönelik alınan vergi artışları ve tasarruflar dikkat çekti. Bu kapsamda kurumlar vergisi ve motorlu taşıtlar vergisinin artırılmasına yönelik açıklamalar ön plana çıktı. Bunun yanında kurumlar vergisinin finans sektöründe yüzde 20 oranından yüzde 22’ye çıkarılacağına dair açıklamalar başlangıçta bankacılık sektöründe satışlar yaşanmasına neden oldu. Bankacılık endeksindeki düşüşler BIST-100 endeksini de baskıladı.

Bir bölüm borsacı yüksek müşteri veya komisyon bazı olan banka­ların orta-uzun vadede, vergi artışını göreceli olarak daha rahat telafi yolları bulabileceğini düşünüyor.

Ancak otomotiv dahil diğer tüm tüketim ile alakalı şirket hisseleri­nin olumsuz etkilenmesinden endişe ediliyor. Ancak genel ola­rak analistler önümüzdeki dönemlerde büyüme ve enflasyon hedeflerinin gerçekleşmesinin Borsa İstanbul’u pozitif etkile­yeceğini ve endeks tarafındaki iyimser havadan birçok hisse ve sektöre olumlu yansıyacağını belirtiyor.

Piyasanın önündeki en önemli gündem maddesinin, Ku­zey Irak’ta gerçekleştirilen bağımsızlık referandumu ve ilerleyen süreçte bölgede yaşanacak gelişmeler olduğunu düşünen uzmanlar, ardından Fed, doların seyri, Kuzey Kore-ABD geriliminin tırmanmasını sıralıyor. Risklerin yüksek olduğu ve endekste aşağı yönlü hareketlerin izlen­diği süreçte analistler, hissenin endeks ile korelasyonunu gösteren beta katsayı düşük olan, yani defansif olarak de­ğerlendirilen hisselerin seçilmesini önererek 7 hisseye dikkat çekiyor.

“GARANTİ, AKBANK, YAPI KREDİ TELAFİ EDER”

Maliye Bakanı’nın, finans sektörü için kurumlar vergi­sinin yüzde 20’den yüzde 22’ye yükseltileceğini açıkladı­ğını hatırlatan Yatırım Finansman, bu durumun araş­tırma listesindeki bankalara ortalama yüzde 2-3 ara­sında negatif etki yaratacağını belirtiyor. Ayrıca, 2018 net karlarını da yaklaşık yüzde 2.5 azaltaca­ğını dile getirerek, “Finansal sektör kapsamın­da, sigorta şirketleri için Anadolu Hayat ve Avivasa için yaklaşık yüzde 2 negatif değerle­me etkisi olmasını hesaplıyoruz. Piyasa tara­fından beklenmeyen bir gelişme olan vergi ar­tışı, değerleme açısından olumsuzdur. Orta- uzun vadede bankalar, verimlilik artışı, komis­yon gelirleri gibi alanlarda gelecekte vergi ar­tışını telafi edebilecek yollar araya bilir. Garanti Bankası, Akbank ve Yapı Kredi gibi yüksek müşteri veya komisyon bazı olan bankaların orta-uzun vadede, vergi artışını göreceli olarak daha rahat telafi yolla­rı bulabileceğini düşünüyoruz” diyor. Otomotiv hisseleri için etkinin çok limitli olacağını tahmin eden kurum, bununla beraber, artan ver­gilerle birlikte genel harcama eğiliminin azalmasının otomotiv dahil diğer tüm tüketim ile alakalı şirket hisselerini olumsuz etkileyebilece­ğini söylüyor.

Telekomünikasyon sektöründe Türk Telekom için ortalama ÖİV’yi yaklaşık yüzde 11.5, Turkcell için yüzde 10 olarak tahmin eden Yatırım Finansman sektör için şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bu yüzden, yeni düzenlemelerle müşteri ödemelerinin yüzde 3-4 arasında düşeceğini tahmin ediyoruz. Bu da telekomünikasyon şirketlerine fiyat artışları için alan açıyor. Haberi telekomünikasyon şirketleri için olumlu bulu­yoruz.”

 

“BİRÇOK HİSSE OLUMLU ETKİLENECEK”

Orta vadeli programda açıklanan ileriye yönelik büyüme ve enflasyon tarafındaki iyileşme beklentilerini olumlu olarak de­ğerlendiren Gedik Yatırım Değerler Araştırma Uzman Yar­dımcısı Onurcan Bal, “Vergi tarafında yapılan artışların kısa vadede endeks üzerinde baskı oluşturmasını beklesek de, orta ve uzun vadede bu etkinin kalıcı bir bozulma yaratacağını düşünmüyoruz” diyor. Bal, 2017 yılında verilen teşvik ve alınan ted­birler nedeniyle bütçe dengesindeki bo­zulmanın önüne geçebilmek ve sıkı ma­li disiplini korumak adına atılan bu adımların orta ve uzun vadede olumlu etkisinin dahi olabileceğini düşünüyor. OVP’nin doğrudan bir sektörü öne çıkarmasından ziyade, Türkiye ekonomisinin güçlü seyrini koru­masının genel olarak pozitif bir hava yaratacağını ve bir­çok sektörü destekleyeceğini ifade ederek şu değer­lendirmeyi yapıyor: “Güçlü ekonominin devamlılığı doğal olarak sanayi ve imalata dayalı sektörleri bir miktar pozitif etkileyebilecektir. Önümüzdeki dö­nemlerde büyüme ve enflasyon tarafındaki hedef­lerin gerçekleşmesi Borsa İstanbul’u pozitif etkile­yecek ve endeks tarafındaki iyimser havadan birçok hisse ve sektör olumlu etkilenecektir.”

Bu arada piyasanın önündeki en önemli gündem maddesinin, Kuzey Irak’ta gerçekleştirilen bağımsız­lık referandumu ve ilerleyen süreçte bölgede yaşanacak gelişmeler ol­duğunu düşünen Bal, ardından Fed doların seyri, Kuzey Kore-ABD geriliminin tırmanmasının sıralanabileceğini söylüyor.

 

“ENDEKS İLE KOLERASYON ÖNEMLİ”

Aşağı yönlü hareketlerde BİST-100’de iz­lenecek en önemli desteği psikolojik olarak da önemli olan 100 bin seviyesi olarak öngö­ren Bal, bu seviyenin kırılması durumunda endeksteki satışların tekrar hız kazanarak 95 bin seviyelerine doğru bir geri çekilme yaşa­nabileceğini düşünüyor. Bal’a göre, olası yu­karı yönlü hareketlerde ise, endeksin 104- 106 bin aralığına yükselmesi ve 106 bin sevi­yelerinin üzerinde tutunması, yukarı yönlü hareketlerin tekrardan hız kazanmasını sağ­layabilir. Ancak mevcut riskler göz önüne alındığında yatırımcıların beklemede kalma­larının ve şu aşamada bekle-gör stratejisini izlemelerinin daha doğru olacağını düşünü­yor.

Risklerin yüksek olduğu ve endekste aşağı yönlü hareketlerin izlendiği süreçte hissenin endeks ile korelasyonunu gösteren beta kat­sayı düşük olan, yani defansif olarak değer­lendirilen hisselerin seçilmesinin daha uygun olacağını söyleyen Bal, bu kapsamda Coca- Cola İçecek, Petkim, Enka İnşaat, Tüpraş, Selçuk Ecza ve Brisa’ya dikkat çekiyor.

Selçuk Ecza: 2017 ikinci çeyreğinde satış gelirlerindeki büyüme ve maliyetlerdeki iyi­leşme faaliyet kârı ve net kârı destekleyen ge­lişmeler oldu. Şirketin 2017 yılının ikinci çey­reğinde de güçlü finansal performansını sür­dürdüğünü düşünüyoruz. İstikrarlı kârlılık rakamları, güçlü finansal sonuçları ve sektör­deki konumu nedeniyle orta ve uzun vadede beğeniyoruz.

Brisa: 2017 sonunda kısmen faaliyete geç­mesi planlanan Aksaray yatırımının şirkete pozitif katkı yapacağını düşünüyoruz. Ancak, Aksaray yatırımının 2018 yılının başından iti­baren kademeli olarak kapasitesini artıracak olması ve şirketin yüksek net işletme serma­ye ihtiyacı nedeniyle kısa vadede bu katkının sınırlı kalacağını, orta ve uzun vadede pozitif yansımalarının görüleceğini düşünüyoruz.

Coca-Cola İçecek: Artış kaydeden satış hacmi ve satış geliri, gelişim gösteren FAVÖK rakamları ve düşük piyasa çarpanları ile ön plana çıkıyor. Şirketin sürdürülebilir büyüme adına genç nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yatırımlara devam etmesini orta- uzun vadeli yatırım için olumlu buluyoruz.

Geçmiş yıllarda kurlardaki negatif etkinin net kar üzerindeki baskısının önümüzdeki dönemde azalacak olması hisse fiyatlarında yukarı yönlü hareketlere neden olabilir.

 

“TEPKİ HAREKETİ GELEBİLİR”

Orta Vadeli Plan’da büyümede hızlanma, istihdam artışı ve gelir dağılımında iyileştir­me olmak üzere bilinen üç ana hedef ortaya konduğunu belirten Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Yurtiçi Piyasalar Müdürü Ba­rış Ürkün, bu noktada gelecek dö­nemde yine kamu harcamala­rındaki artışla bütçe hedefin­den sapmanın gündeme gel­mesinden endişe ediyor. Pi­yasaları etkisi altına alan en önemli gelişmelerin şu an için bakıldığında yurtiçinde yaşa­nan jeopolitik riskler olarak kar­şımıza çıktığını belirten Ürkün, an­cak borsanın bir düşüş trendine girdiğini söy­lemek için henüz erken olduğunu düşünüyor. Kuzey Irak referandumunun gerçekleşmesi akabinde 100 günlük hareketli ortalamasının da altını test eden endeksin, bu hareketli or­talama altında kalıcı bir hareket yaşanmadığı sürece yeniden yukarı yönlü bir tepki hareke­tine neden olabileceğini söylüyor. Ürkün en­deks için şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Endekste 110.530 seviyesi yıl içerisindeki maksimum seviye olarak karşımıza çıktı. Bu seviyeye doğru yeniden bir yükseliş için önce­likle 105.000-106.000 dirençleri üzerinde ha­reketlerin yaşanması gerekiyor. Geri çekilme hareketlerinin devam etmesi durumunda ise 100.000 psikolojik destek olarak takip edile­cek. Bu seviye kırılırsa daha aşağı seviyeleri konuşmak mümkün hale gelebilir”

 

“ZARAR SEVİYESİ BELİRLENMELİ”

Ürkün’e göre, böyle dönemlerde yatırım­cıların izleyeceği en önemli strateji zarar dur­dur seviyesini belirlemek olmalı. Bu noktada yatırımcının yatırım yaptığı hisseye hangi se­viyede girdiğinin de önemli olduğunu söyle­yen Ürkün şu değerlendirmeyi yapıyor:

Borsanın yükseliş trendine başladığı za­manlarda endeks ile uyumlu hareket eden bir hisseye yatırım yapılmış ise yatırımcının önünde iki seçenek oluşur. Ya bu hisseyi sa­tıp karını realize etmek ya da beklemek. Ve­ya yatırımcı bu yatırımından zarardaysa ya da zarara geçmek üzereyse piyasaların sert dal­galandığı bu gibi durumlarda mutlaka kendi­sine göre dayanabileceği bir zarar durdur noktası belirlemeli.”

 

“İNŞAAT, ULAŞTIRMA, OTOMOTİV, ENERJİ”

Kuzey Irak’taki referandum sonrası yaşa­nanlardan sonra Irak’a ihracat yapan firma­ların sınır kapısının kapatılacağına ilişkin ha­berleri izlemeye başladığının altını çizen Ür­kün, önümüzdeki günlerde bu tip bir geliş­me yaşanma ihtimali azaldıkça inşaat, ulaştırma, otomotiv ve enerji sek­törlerinin ön planda olabileceğini söylüyor. Ürkün bu kapsamda THY, Enka İnşaat, Brisa, Tüpraş ve Petkim hisselerine dikkat çekiyor.

Tüpraş: RUP projesinin ta­mamlanmasının ardından karlılığın­da ciddi artışlar bekleniyor. Rafineri marjlarında üçüncü çeyrekte gözlenen artış ve petrol fiyatlarında yaşanan yükselişler şir­ketin yılı oldukça iyi bir performansla kapa­tacağına işaret ediyor. Şirket petrolün bir kıs­mını Kuzey Irak’tan alıyor olsa da burada ya­şanabilecek bir sıkıntıda diğer tedarikçileriy­le talebini karşılayabilecek durumda oldu­ğundan son günlerdeki Kuzey Irak gerginli­ğinden olumsuz etkilenmesi beklenmiyor.

Petkim: Geçtiğimiz günlerde ekonomi Ba­kanı Zeybekçi’nin petrokimyamn da dahil ol­duğu üç yeni yatırımın proje bazlı destek kapsamına alınabileceğini açıklaması şirket açısından önemli bir gelişme. Konu ile ilgili olarak Socar daha önce 3 milyar dolar tuta­rında yeni bir petrokimya yatırımı yapmayı planladığını açıklamıştı. Bu projenin yatırım desteği alması Petkim için gelecek dönemde olumlu olarak düşünülebilir. Bunun dışında geçen sene faaliyete geçen Ege Bölgesi’ndeki konteyner limanı Pctlim’in ikinci fazının in­şaatı tamamlandı. 450 milyon dolar yatı­rım maliyeti olan bu limanda ikinci fazın devreye girmesiyle şirketin kapasitesi iki katma çıkacak.

İdil Taraklı / Para

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.