DOLAR
32,6000
EURO
34,8429
ALTIN
2.494,51
BIST
9.535,66
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Açık
20°C
Pazar Az Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
22°C
Salı Az Bulutlu
22°C

AHBİB Başkan Adayı Hüseyin Arslan: Transit konumumuzu güçlendirecek politikalar lazım

İmam GÜNEŞ Nisan ayında tüm ihracatçı birlikleri için seçim telaşı ile geçecek. Bu heyecanın yaşanacağı Akdeniz’de en çekişmeli birliklerinden …

AHBİB Başkan Adayı Hüseyin Arslan: Transit konumumuzu güçlendirecek politikalar lazım
07.04.2022 07:08
A+
A-

İmam GÜNEŞ

Nisan ayında tüm ihracatçı birlikleri için seçim telaşı ile geçecek. Bu heyecanın yaşanacağı Akdeniz’de en çekişmeli birliklerinden biri Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) olacak. 24 Nisan’da yapılacak seçimler için Mevcut başkan olan Durum Gıda Sanayi Kurucu Başkanı Hüseyin Arslan yeniden aday olurken, Tat Bakliyat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Veysel Memiş de başkanlık için bir diğer aday konumunda yer alıyor.

Sektörün durumunu DÜNYA’ya değerlendiren AHBİB Başkanı Hüseyin Arslan, yeniden göreve gelmeleri halinde hayata geçirecekleri projeleri anlattı. Yeni dönemde üç konuya özellikle değinecekleri belirten Arslan, “Ürün desenine göre teşvik politikası oluşturulması lazım. Islahatçı haklarının belirlenmesi gerekiyor. Bir tohumu bulmak çok zor, onu işlemek 10 yıl. Islahatçı yasaların çıkması ve tohumu çıkaranlarının haklarının korunması lazım. Sektörümüzde ana hatları ve kuralları belli olan tarım kanununun da çıkarılması lazım. Bunun için girişimleri hızlandıracağız” dedi.

4 yıllık başkanlık döneminin 2,5 yılının pandemiyle geçmesine rağmen projeler gerçekleştirdiklerine değinen Arslan, “Dünya Bakliyat Günü’nün düzenlenmesine önemli katkı sağladık. Dünya Bakliyat Konfederasyonu Başkanlığı görevini yürüttüm. Bu konu dünyada bilinmiyorken her gün yüzlerce makale yazılmaya başlandı. Türkiye’deki çalışmaları dünyaya açmak, dünyadaki trendleri de yakından takip ederek rekabetçi olmamız lazım. İtalya, makarnada nasıl marka algısı oluşturmuşsa, mercimeğin, nohutun ve bezelyenin ana vatanı olan Türkiye’nin de orijinal olduğu marka algısını güçlendirmemiz gerekir. Bunun yolu da bakliyat ürünlerimizin kalitesini, lezzetini, güvenilirliğini ve mutfağımızı tanıtmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

Kanada’nın mercimeğini Sudan’a ihraç ediyoruz

Türkiye’nin gıda koridoru olduğuna dikkat çeken Arslan, “Pandemide dünya zarar gördü. Çünkü üç günlük stokla çalışıyorlardı. Biz jeopolitik konumumuzu iyi değerlendirdik. Dünyanın bir ucundan ithal ettiğimiz ürünleri, başka bir tarafa gönderiyoruz. Kanada’nın mercimeğini Sudan’a gönderiyoruz. Mersin Limanı, bir depo gibi. Makarna ihracatında dünya ikincisiyiz. Ancak anti dampingler, kotalar kalksa en büyüğü oluruz. Başarımız, devletin ihracatçının önünü açması, sisteme adapte olmamız ve ihracatçıların özverisi ile oldu. Kotadan sonra nüfus 3 kat arttı, ihtiyaçlar da arttı ama kota devam ediyor. Bu engelin kalkması lazım” şeklinde konuştu.

“DİR’e alınmayan ürünler güven kaybı yaratıyor”

Türkiye’nin bir koridor ve transit ülke olmasının pandemide avantaj yarattığına değinen Arslan, şu bilgileri paylaşıyor: “Pandemi başladığında ürünlerimizi iç piyasaya verdik. Gıda koridoru olmasaydık, stoklar fazla olmayacak, iç piyasada sıkıntı çıkacaktı. Kısa bir süreliğine transit ticaret kaldırıldı ama bu yanlıştan vazgeçildi. Şu an yağ başta olmak üzere birçok üründe Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ile ihracat yapamıyoruz. İhtiyaç fazlası ürünleri normalde DİR kapsamında ihraç ediyoruz. Bunu yasaklarsanız güven kaybı olur, ihracatçı malı getirmekten imtina eder. Türkiye’nin ihraç edeceği bu ürünler Mersin Limanı’nda bulunuyor. Toprak Mahsülleri Ofisi, ihale açacağı zaman bu depodan alıyor. Bu nedenle transit ülke konumumuzu güçlendirecek bir politika lazım.”

“Ürüne göre planlama yapılmalı”

Sürdürebilirlikte en büyük sorunların başında enerji kullanımının geldiğini ifade eden Arslan, şu bilgileri veriyor: “Güneş enerjisi kullanımını artırmalıyız. Bakliyat sürdürebilirlikte adeta bir mihenk taşı. Su zengini bir ülke değiliz. Bakliyat su istemiyor. Bu örnekle, ürüne göre planlama yapmamız lazım. Ürün kalitesine ve desenine odaklanmak, daha akılcı ve rekabetçi ürün geliştirmemiz lazım. Komiteler oluşturduk, çalışmalarımızı artıracağız. Şirketlere genç nesil gelmeye başladı. Onların vizyonu bize katkı sağlıyor. Ancak personelde yeterince iyi değiliz. Üniversitelerle ilgili iş birliklerini artırmak istiyoruz. Eğitim seminerlerini çoğalttık.”

Karadeniz’deki kriz gıda talebini artıracak

2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 34 artışla 1,57 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerinden bahseden Arslan, AHBİB olarak 9,15 milyar dolarlık ülke geneline sektör ihracatından yüzde 17’lik pay aldıklarını belirtiyor. 2022’de yüzde 20’lik ihracat artışı sağlamak istediklerini kaydeden Arslan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Karadeniz bölgesinde yaşanan savaş ve enerji krizinin etkileriyle ülkelerin gıda talebi artacak. Ülkeler ve firmalar güvenlik stoku ile uğraşıyor. Bunun için yeterli kapasitemiz var. Japonya ve Çin önemli önemli pazarlar. Uzakdoğu’ya ulaşmak istiyoruz. Şu anda her üründe rekabetçi olamayabiliriz. Ürün ve rakip bazlı inceleme yapıyoruz. Akdeniz havzasındaki gücümüzü artırmak istiyoruz. Buradaki ülkeler ve komşu ülkeler kritik. Bu ülkelerde markalaşmak önemli.”

Ajandasında neler var?

● Ürün desenine göre teşvik politikası oluşturulması, ıslahatçı haklarının belirlenmesi ve tarım kanunun oluşturulması için girişimlerde bulunacak.

● Türkiye’deki çalışmaları dünyaya açmak, dünyadaki trendleri de yakından takip ederek rekabetçi olmak konusunda çalışmaları artıracak.

● Türkiye’nin orijinal olduğu ürünlerde marka algısını güçlendirmeyi hedefliyor.

● Dahilde İşleme Rejimi’ne alınmayan ürünlerin, bu kapsama alınması için çalışmalar yürütecek.

● Üniversitelerle ilgili iş birlikleri artırarak, genç ve nitelikli personel sayısını geliştirmeyi hedefliyor.

● Akdeniz havzasında ve komşu ülkelerde markalaşmayı sağlamak istiyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.