Akıllı Gündem

16 aracı kurumdan portföy önerisi! Döviz ve hisseyi azalt, TL mevduatı artır

Piyasalarda hareketlilik sürerken BİST-lOO’de ve altında TL bazında rekor seviyeler görüldü. Dolar/TL de yeniden 3,80’in üzerine çıktı. Finans piyasalarındaki 16 üst düzey yöneticiden aldığımız portföy önerilerinde 4sabit getirih’ ürünler öne çıkıyor. Dolar, portföydeki ağırlığını korurken, Euro ve hisse için “Azalt” önerisi veribyor. Döviz tarafında Eurobandlar, yatırımcılara alternatif olacak.

16 aracı kurumdan portföy önerisi! Döviz ve hisseyi azalt, TL mevduatı artır

Piyasalar özellikle diplomatik ve siya­si gelişmelerle yön bulurken, ABD Merkez Bankası’nın (FED) ve TCMB’nin kararları da takip ediliyor. Jeopolitik gelişmelere yönelik öngö­rüler, merkez bankalarının toplantıla­rına ilişkin beklentiler ve BİST-100 Endeksi’nin geldiği seviyeler dikkate alındığında, bu dönemde yatırım ka­rarı verirken daha dikkatli olmak ge­rekiyor. Bu nedenle biz de aracı ku­ruluşların ve portföy yönetim şirket­lerinin üst düzey yöneticilerine, yıl so­nuna kadarki süreçte nasıl bir portföy oluşturulması gerektiğini sorduk. Ha­berimizin ana tablosunda, portföy da­ğılım önerilerini görebilirsiniz.

 

CAZİP GETİRİ NEREDE?

BİST-100 Endeksi, yeniden zirve seviyelere doğru yükselirken, mevdu­at faizlerinde de yükseliş görülüyor. Port­föy önerilerin­de de bu duru­mun etkileri hissediliyor. Yi­ne ÖST fonlara da ilginin arttığı görülüyor. Dö­viz tarafında öneriler sür­mekle birlikte doların yanında Euro-bond ürünler de tercihlerde öne çıkı­yor. Yani yüksek seyreden ürünlerde kâr satışı yapılarak, faiz oranı yükselen sabit getirili TL yatırım araçları öne çı­karılıyor.

TEB Portföy Genel Müdürü Selim Yazıcı, yılın son iki ayına girerken ya­tırımcılara birikimlerini halen olduk­ça yüksek seviyelerde olan mevduat faizleri nedeniyle mevduatta ve cazip getiriler sunan ÖST fonlarda değer­lendirmelerini öneriyor. Bunların ya­nında yukarı yönlü risklerin daha faz­la olduğuna değinen Yazıcı, tahvil-bono ve hisse fonlarının da portföylerde bulundurulabi­leceğini ve bu yolla getirilere katkı yapılabile­ceğini söylüyor.

Selim Yazıcı’nın model portfö­yünde, mevdu­at yüzde 35, ÖST fon yüzde 30, tahvil-bono yüzde 20 ve his­se yüzde 15 ağırlıkla yer buluyor. İş Portföy Genel Müdürü Tevfik

Eraslan ise mevcut fiyat seviyeleri ve iki aylık beklentiler ışığında orta sevi­ye risk profiline sahip bir yatırımcı için yüzde 30 TL mevduat önerisinde bu­lunuyor. Eraslan, yüzde 30’luk oranı ÖST fona ve kısa vadeli bonolara yatı­rım yapan likit ve kısa vadeli borçlan­ma araçları fonlarına ayırıyor. Erars- lan’ın sepetinde yüzde 25 Eurobond yatırım fonu, yüzde 10 altın yatırım fo­nu ve yüzde 5 hisse senedi yatırım fo­nu bulunuyor.

 

HİSSE FİYATLARINA DİKKAT!

Portföylerde hisseye yer verirken dikkat edilmesi gereken noktalar da bulunuyor. Kapital Yatırım Genel Mü­dürü İbrahim Ethem Eren, üçüncü çeyrek bilançoları nedeniyle borsada hisse bazlı hareketler görülmesinin muhtemel olduğunu belirtse de bu konuda bir uyan yapıyor. Yatırım ka­rarlarının bilançoya göre değil, bilan­ço fiyatlaması sonrası hisse fiyatındaki eğilim baz alınarak yapılmasında fay­da olduğu görüşünde olan Eren, bu­nun nedenini ‘beklentiyi al, gerçekle- şeni sat’ stratejisiyle açıklıyor.

İbrahim Ethem Eren, portföy öne­rilerini ise şu şekilde aktarıyor: “Dö­vizde yüzde 2-3’lük hareket olasılığı var. Düşük maliyetlerden alınan dö­vizler tutulmalı. Portföyün en az yüz­de 40’ı mevduatla hazine bonosuna ayrılmalı. Bu dönemde kısa vadeli ha­zine bonolan, hükümet tahviline göre vade ve yatırım zamanı uyumu açısın­dan daha tercih edilir olacak.”

DOLARDA YÖN YUKARI

Son dönem­de TL’nin nega­tif ayrışma için­de olduğu görü­lüyor. ALB Yatı­rım Genel Mü­dürü Cihan Aluç, FED ve fa­iz gerçeğinin fi­yatların içinde olduğunu vurguluyor. FED’in 2018’e ilişkin mesajlarının do­lar açısından önemli olduğunun altını çizen Aluç’un dolar/TL’de yıl sonu tahmini 3,70-3,80 aralığında bulunu­yor.

Yapı Kredi Yatı­rım Genel Müdürü Gülsevin Çipli ise bu sürece ilişkin dolar/TL tahminini 3,80-3,90 olarak be­lirliyor. Çipli, önü­müzdeki dönemde hızlanan büyüme­nin ve artan enflas­yonun küresel piya­salardaki ana yatı­rım teması haline gelebileceğini dü­şünüyor. Bu doğrultuda ABD tahvil fa­izlerinde ve dolar endeksinde güçlen­me eğiliminin sürdüğü bilgisini veren Çipli, FED’in aralık ayında faiz artırım olasılığının artmasının dolar/TL’de yu­karı yönlü baskı yaratabileceğini ön­görüyor.

 

FAİZ NE OLUR?

Gösterge faizle ilgili tahminlerde de yukarı yönlü bir eği­lim var. Yatırım Fi­nansman Genel Müdürü Ömer Er- yılmaz, gösterge fai­zin 2018 ilk yarıda yüzde 12’de kalma­sını bekliyor. 2018 sonuna doğru çe­kirdek enflasyonun gerilemesi beklentisiyle gösterge fai­zin yüzde 11’e çekilebileceğini belir­ten Eryılmaz’a göre, orta vadede yüz­de 10’un altına gelme olasılığı ise çok düşük.

Ahlatcı Yatı­rım Genel Mü­dürü Tuncay Karahan’ın gös­terge faizde yıl sonu tahmini ise yüzde 12,50-13,00 se­viyesinde. Ka- rahan, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Siyasi ve jeopolitik gelişmelerin var­lığı yabancıların ilgisini azaltıyor.

Bu nedenle faiz oranlarının yük­sek seviyeleri cazip görünse ele yıl sonuna kadar siyasi risklerin dışında enflasyonun çift hane­lerde kalmaya devam etmesi, TCMB’nin sıkı politika duruşu­nu sürdürmesi ve arzdaki artış, tahvil faizlerini yüksek seviye­lerde tutabilir.”

 

 

Hangisi düştü, hangisi çıktı?

16 aracı kuruluş ve portföy yönetim şirketinin genel müdüründen yıl sonuna kadarki iki aylık süreç için aldığımız önerilerde, mevduat yüzde 23,8 ortalamayla en çok önerilen yatırım aracı olarak ilk sırada yer alıyor. Mevduatı yüzde 23,6 ortalamayla hisse izlerken, üçüncü sırada yüzde 16,6 ortalamayla dolar geliyor. ÖST fon portföylerde yüzde 11,5 ortalamayla önerilirken, tahvil-bononun oranı ise yüzde 7,6. Aracı kurumların ekim ayı portföy önerilerinde ise hisse yüzde 25,8 ortalamayla en çok önerilen yatırım aracı olmuştu. Hisseyi yüzde 20 ortalamayla mevduat takip ediyordu. Üçüncü sırada yüzde 15,4 He dolar, dördüncü sırada yüzde 11,5 He tahvil-bono vardı. Burada, hissedeki düşüş ile mevduattaki yükseliş dikkat çekiyor. Ayrıca ekim ayında yüzde 7,5 olan ÖST fonun payının yüzde 11,5’e çıktığı, tahvil-bononun payının ise yüzde 11,5’ten yüzde 7,6’ya düştüğü görülüyor.

 

“Portföyde riski dengelemek önemli”

MEHMET GERZ Ata Portföy Genel Müdürü

YÜKSEK FAİZLER: Türk hisseleri ve TL ucuz olsa da enflasyon riski nedeniyle faizlerin düşmemesi, piyasalar açısından riski arttırıyor. Hükümetin Orta Vadeli Program’da (OVP) üç yıllık büyüme hedefini yüzde 5,5 oranında tutabilmek için bütçe ve enflasyon konusunda tavizkar davranabileceği algısı, enflasyon beklentilerinin düşmesinde engel teşkil ediyor.

DÖVİZ GİRİŞİ: Faizlerin düşmesi için yurtdışından döviz girişi veya enflasyonun düşmesi dışında makul bir senaryo öngörmüyoruz. Bunun dışında telkinler, istenenin aksine, hem faizlerin hem de döviz kurlarının dalgalanması ve yükselmesi sonucunu doğurabilir. 2017’de iyi bir yıl geçiren Borsa İstanbul’un riskini dengelemek için model portföy dağılımımızda, dolar ve Euro bazlı Eurobond’lara dağılım yapan karma fon ve serbest fonumuza daha fazla ağırlık vermeye başladık.

AĞIRLIK SERBEST FONDA: Bu doğrultuda model portföyümüzde hisse fona yüzde l8’lik ağırlık ayırdık. Karma fon için yüzde 12, Eurobond ağırlıklı serbest fon için ise yüzde 5 ağırlık öngörüyoruz. Kısa vadeli tahvil fonu portföyümüzde yüzde 12 oranında yer alırken, geriye kalan yüzde 40’lık alanı ise mutlak getiri hedefti serbest fona veriyoruz.

“Mevduat ve fonla likidite artırılabilir”

METİN AYIŞIK Gedik Yatırım Genel Müdürü

 

POTANSİYEL TAŞIYOR: BİST-100’ün seviyeleri kısa vadeli potansiyeli sınırlıyor gibi görünüyor. Ancak endeksin tarihsel ortalamalara ve benzer ülke piyasalarına karşı olan iskontosu dikkate alındığında, orta- uzun vadede seçici olmak kaydıyla halen oldukça önemli potansiyel taşıdığını söyleyebiliriz.

DEFANSİF PORTFÖY: Bu potansiyel nedeniyle, portföyde yüzde 30’luk hisse pozisyonu taşımak yerinde olabilir. Bu hisse pozisyonu kaynaklı risklerin hedge edilmesi için yüzde 10’ar ağırlıklarla dolar ve altın alınması, yatırım portföyünü daha defansif hâle getirecek. Ayrıca gerek ÇED beklentileri gerek artan jeopolitik ve siyasi riskler göz önüne alındığında, portföylerde yüzde 10’ar ağırlıklarla dolar ve altın bulundurulması yerinde olacak.

DİNAMİK YÖNETİM: Mevcut getirilerin cazip olması ve yıl sonundan itibaren enflasyon tarafında beklediğimiz gerilemenin reel getirileri artırma potansiyeli dikkate alınarak, yüzde 20’si ÖST ve fon, yüzde 30ü mevduat olmak üzere portföyün yüzde 50’llk bölümünün sabit getlrili yatırım araçlarında değerlendirilmesi uygun olabilir. Mevduat ve fon ağırlığının portföy içinde en yüksek bölümü oluşturması, portföyün likiditesini artıracak. Bu da olası fırsatların görülmesi durumunda, portföy dağılımının dinamik şekilde yönetilmesine olanak sağlayacak.

Ceren Oral / Ekonomist

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ